Sağlıkla ilgili birtakım uygulamaları yaparak insan vücuduna müdahil olma hakkı
kazanacak kişi olan İlkyardımcının insan vücudunun yapısı ve işleyişi ve vücutla ilgili
temel kavramları bilmesi zorunlundur.
Hücre: Vücudun en temel ve en küçük yapı taşıdır.
Doku: Dokular hücre gruplarından oluşur. İşlevlerine ve vücutta bulundukları yerlere
göre önemli dokular vardır.
Organ-:Hücre ve dokular, doku tiplerine göre birleşerek özelleşmiş fonksiyon
icra eden organları meydana getirirler (Kalp, böbrek, karaciğer gibi…) Örneğin
sinir hücreleri birleşerek beyni oluşturur.
İlkyardımcının Bilmesi Gereken ve Vücudu Oluşturan Sistemler Nelerdir?
Hareket sistemi: Vücudun hareket etmesini, desteklenmesini sağlar ve koruyucu
görev yapar.
Hareket sistemi şu yapılardan oluşur;
Kemikler
Eklemler
Kaslar
Dolaşım sistemi- Vücuttaki dokuların ihtiyacı olan oksijen, besin, hormon, bağışıklık
sistemi elemanları ve benzeri elemanları taşır ve geriye toplar.
Dolaşım sistemi şu yapıdan oluşur;
Kalp
Kan damarları
Kan
Kalp: Göğüs kafesinin ortasında biraz solda bulunur ve iki bölmeden oluşur. Damarlar
aracılığı ile içinde bulunan kanı beyne ve diğer vücut kısımlarına pompalar. Kalp
atımlarının atardamara yaptığı basınca tansiyon denir.
Kan damarları: Atardamar ve toplardamardan oluşmaktadır. Atardamarlar kalın
duvarlı, toplardamarlar ince duvarlıdır.
Kan: Yetişkin bir kişide 4-5 litre kan vardır.
• Kan doku ve hücrelere oksijen taşır,
• Vücut sıcaklığını korur,
• Savunma hücrelerini taşır
• Pıhtılaşma elemanlarını taşır.
Sinir sistemi: Bilinç, anlama, düşünme, algılama, hareketlerinin uyumu, dengesi
ve solunum ile dolaşımı sağlar.
Sinir sistemi şu yapılardan oluşur;
Beyin
Beyincik
Omurilik
Omurilik soğanı
Sinir sisteminin vücuttaki görevleri şunlardır;
Anlama ve algılama
Vücut hareketlerinin uyumu, koordinasyonu ve vücut dengesi,
Kalbin çalışması
Solunum
“Sinir sisteminde meydana gelebilecek zedelenme ve hasarlar vücutta büyük çaplı
fonksiyon kayıpları ve ölüme yol açabilir.”
Solunum sistemi: Vücuda gerekli olan gaz alışverişi görevini yaparak hücre ve
dokuların oksijenlenmesini sağlar.
.
Solunum sistemi şu organlardan oluşur;
Solunum yolları
Akciğerler
Yetişkinlerde normal kabul edilebilecek solunum sayısı dakikada 12-20 dir. Bebeklerde
ve çocuklarda
20-25 dir. Solunum sayısı ya da kalitesi yeterli olmaz ise vücuda gerekli ve yeterli
oksijen sağlanmaz ve solunum ve kalp durması meydana gelebilir.
Boşaltım sistemi: Kanı süzerek gerekli maddelerin vücutta tutulması, zararlı olanların
atılması görevlerini yaparak vücutta iç dengeyi korur.
Boşaltım sistemi şu organlardan oluşur;
İdrar borusu
İdrar kesesi
İdrar kanalları
Böbrekler
Sindirim sistemi: Ağızdan alınan besinlerin öğütülerek sindirilmesi ve kan dolaşımı
vasıtasıyla vücuda dağıtılmasını sağlar.
Sindirim sistemi şu organlardan oluşur;
Ağız
Dil ve dişler
Yemek borusu
Mide
Safra kesesi
Pankreas
Bağırsaklar
Yaşama Bulguları ile İlgili Önemli Göstergeler Nelerdir?
Hasta/yaralıyı değerlendirmeden önce yaşam bulgularının anlamlarının bilinmesi
gerekmektedir.
Çünkü bu bulguların var veya yok olması yapılacak müdahaleler için önem
taşımaktadır. Yaşam bulguları dediğimizde, hasta/yaralının;
Bilinci,
Solunumu,
Dolaşımı,
Vücut Isısı,
Kan Basıncından söz edilmektedir.
Bilinç Durumunun Değerlendirilmesi:
Öncelikle, hasta/yaralının bilinç durumu değerlendirilir.
Normal bir kişi kendine yöneltilen tüm uyarılara cevap verir. Bilinç düzeyi yaralanmanın
ağırlığını gösterir. Bilinç düzeyleri;
Kişinin bilinci yerinde ise= Tüm uyarılara cevap verir.
1. Derece Bilinç Kaybı = Sözlü ve gürültülü uyaranlara cevap verir.
2. Derece Bilinç Kaybı = Ağrılı uyaranlara cevap verir.
3. Derece Bilinç Kaybı = Tüm uyaranlara karşı tepkisizdir, cevap vermez,
Solunum Değerlendirilmesi:
Hasta/yaralının solunumu değerlendirilirken;
Solunum sıklığına,
Solunum aralıklarının eşitliğine,
Solunum derinliğine bakılır.(Kişinin 1 dakika içinde nefes alma ve verme sayısı
solunum sıklığıdır)
Sağlıklı yetişkin bir kişide dakikada solunum sayısı 12–20,
Çocuklarda 16–22,
Bebeklerde 18-24’dür.
Kan Basıncının Değerlendirilmesi:
Hasta/yaralı değerlendirilirken kan basıncı kontrol edilmez. Ancak, kan basıncının
anlamının bilinmesi önemlidir.
Kalbin kasılma ve gevşeme anında damar duvarına yaptığı basınçtır. Kalbin kanı
pompalama gücünü gösterir. Normal değeri 100/50- 140/100 mm Hg’dir.
Nabız Değerlendirilmesi:
Kalp atımlarının atardamar duvarına yaptığı basıncın damar duvarında parmak uçlarıyla
hissedilmesine nabız denmektedir.
Yetişkin bir kişide normal nabız sayısı dakikada 60–100,
Çocuklarda 100–120,
Bebeklerde 100-140’dır.
Vücutta nabız alınabilen bölgeler nelerdir?
Şah damarı (adem elmasının her iki yanında)
Ön-kol damarı (Bileğin iç yüzü, başparmağın üst hizası
Bacak damarı (Ayak sırtının merkezinde)
Kol damarı (Kolun iç yüzü, dirseğin üstü)
Hasta/yaralıların dolaşımını değerlendirirken, çocuk ve yetişkinlerde şah damarından,
bebeklerde kol atardamarından nabız alınır.
Vücut Isısının Değerlendirilmesi:
İlkyardımda vücut ısısı koltuk altından ölçülmelidir.
Normal vücut ısısı 36,5 C’dir. Normal değerin üstünde olması yüksek ateş, altında olması
düşük ateş olarak belirtilir. 41–42 C üstü ve 34,5 C tehlike olduğunu ifade eder. 31.0 C
ve altı ölümcüldür.
Solunum durumu ve sıklığı: Normal bir erişkinde dakikada 12-20 arasında solunun
olmalıdır. Bir solunum bir nefes alma ve bir nefes verme toplamına eşittir.
Solunum değerlendirmesinde;
Solunumun sıklığı,
Solunumun ritmi
Solunumun derinliği
Önemlidir.
Nabız durumu: Kalp atımlarının atardamarların duvarına yaptığı periyodik atımların
damar duvarında
Parmak uçlarıyla hissedilmesidir.
Normal nabız sayısı istirahat durumunda bulunan yetişkin bir kişide 60-100 arasındadır.
60’ın altındaki
Bir nabız sayısı nabız değeri düşüklüğü (bradikardi), 100’ün üzerindeki bir nabız sayısı
nabız değeri yüksekliği (taşikardi) olarak adlandırılır. Küçük çocuklarda normal nabız
sayısı 100-120 arasındadır.
Vücut ısısı: İlkyardım uygulamalarında vücut ısısı mutlaka koltuk altından ölçülmelidir.
Koltuk altından ölçülen vücut ısısının normal değeri; 36,5 derecedir. 41-42 derece
üzerindeki ve 34,5 derece altındaki ısı değerleri hayati tehlikeye işaret eder.
Kan basıncı: Kalbin kasılması ve gevşemesi durumunda atardamar duvarından ölçülen
basınç kan basıncıdır. Normal tansiyon kalbin normal pompalama gücünü gösterir.
Normal kan basıncı değeri 120/80 mm/Hg dır. Kalbin kasılması sırasında ölçülen kan
basıncı büyük tansiyon olarak gevşemesi sırasında ölçülen kan basıncı da küçük
tansiyon olarak adlandırılır. Kalp kasılması sırasında atardamarlara kan pompalandığı
için bu esnadaki kan basıncı her zaman daha yüksek olacaktır.
Hasta veya Yaralının Değerlendirilmesinin Amacı Nedir?
• Hastalık ya da yaralanmanın ciddiyetini değerlendirmek
• Yapılacak ilkyardım önceliklerini belirtmek
• Yapılacak ilkyardım yöntemini belirtmek
• Güvenli bir müdahale sağlamak
Hasta veya Yaralının İlk Değerlendirme Aşamaları Nelerdir?
Hata/yaralıya sözlü uyaran ya da hafifçe omzuna dokunarak “iyimisiniz?” diye sorularak
bilinç durumu değerlendirmesi yapılır. Bilinç durumunun değerlendirilmesi daha sonraki
aşamalar için önemlidir.
Buna göre hasta/yaralının ilk değerlendirme aşamaları şunlardır (ABC);
A. (Airway) Havayolu Açıklığının Değerlendirilmesi:
• Özellikle bilinç kaybı olanlarda dil geri kaçarak solunum yolunu tıkayabilir ya da kusmuk
yabancı cisimlerle solunum yolu tıkanabilir. Havanın akciğerlere ulaşabilmesi için hava
yolunun açık olması gerekir.
• Hava yolu açıklığı sağlanırken hasta/yaralı baş, boyun, gövde ekseni düz olacak şekilde
yatırılmalıdır.
• Bilinç kaybı belirlenmiş ise ağız içi önce göz ile daha sonra işaret parmağı yandan ağız içine
sokularak bir çengel gibi kullanılarak diğer yandan çıkartılmak sureti ile kontrol edilmeli.
Ardından yabancı cisim varsa bir bez aracılığı ile çıkarılmalıdır.
• Daha sonra bir el hasta/yaralının alnına konarak diğer elin 2-3 parmağı ile çene tutularak baş
geriye doğru itilir. BAŞ-ÇENE POZİSYONU verilir. Bu işlemler sırasında sert hareketlerden
kaçınılmalıdır.
B. (Breathing) Solunumun Değerlendirilmesi: İlkyardımcı başını hasta/yaralının göğsüne
bakacak şekilde yan çevirerek yüzünü hasta/yaralının ağzına yaklaştırır. Bak-Dinle-Hisset
yöntemi ile solunum yapıp yapmadığını 5. Sn süre ile değerlendirir,
• Solunum hareketini gözler,
• Solunum sesini dinler,
• Yanağında hasta/yaralının nefesini hissetmeye çalışır.
“Solunum yoksa derhal yapay solunuma başlanır”
C. (Circulation) Dolaşım Değerlendirilmesi: Dolaşım değerlendirilmesi için ilkyardımcı çocuk ve
yetişkinlerde şah damarından bebeklerde kol atardamarından, üç parmak ile 5 sn. süre ile nabız
almaya çalışılır. Bu süre içinde nabız almıyorsa dış kalp masajına başlanır.
Bilinç kapalı ancak solunum ve nabzı olan kişi komadadır. İlk değerlendirme sonucu hasta/yaralının
bilinci kapalı fakat solunum ve nabzı varsa derhal Koma Pozisyonuna getirerek diğer yaralının
değerlendirmesine geçilir.
Hasta veya Yaralının İkinci Değerlendirmesi Nasıl Olmalıdır?
İlk muayene ile hasta/yaralının yaşam belirtilerinin varlığı güvence altına alındıktan sonra
ilkyardımcı ikinci muayene aşamasına geçerek baştan aşağıya muayene yapılır.
İkinci değerlendirme aşamaları şunlardır:
Görüşerek bilgi edinme:
• Kendini tanıtır
• Hasta/yaralının ismini öğrenir ve adıyla hitap eder
• Hoşgörülü ve nazik davranarak güven sağlar
• Hasta/yaralının endişelerini gidererek rahatlatır
• Olayın mahiyeti, gelişimi kişilerin olayla ilgili kısa hikayesi zehirlenmeden şüphe ediyorsa
yenilen gıdalar kullanılan ilaçlar ve alerji öyküsünün olup olmadığını sorarak öğrenir.
Baştan aşağı kontrol yapılır:
• Bilinç düzeyi, anlama, algılama,
• Solunum sayısı, ritmi, derinliği,
• Nabız sayısı, ritmi, şiddeti,
• Vücut veya cilt ısısı, derinin nemliği, derinin rengi.
Baş: Saç, saçlı deri, baş ve yüzde yaralanma, morluk olup olmadığını, kulak ya da burundan
sıvı ya da kan gelip gelmediği değerlendirilir, ağız içi kontrol edilir.
Boyun: Ağrı, hassasiyet, şişlik, şekil bozukluğu araştırılır. Aksi ispat edilinceye kadar boyun
zedelenmesi ihtimali göz ardı edilmemelidir.
Göğüs Kafesi: Saplanmış cisim, açık yara, şekil bozukluğu ya da morarma olup olmadığı hafif baskı
ile ağrı oluşup oluşmadığını, kanama olup olmadığı değerlendirilmelidir. Göğüs kafesi
genişlemesinin normal olu olmadığı araştırılmalıdır. Göğüs muayenesinde eller arkaya kaydırılarak
hasta/yaralının
sırtı da kontrol edilmelidir.
Karın Boşluğu: Saplanmış cisim, açık yara, şekil bozukluğu, şişlik, morarma, ağrı ya da duyarlılık
olup olmadığının ve karnın yumuşaklığı değerlendirilmelidir. Göğüs muayenesinde eller, bel ve sırt
tarafına kaydırılarak muayene edilmeli ardından kalça kemiklerinde de aynı araştırma yapılarak
kırık ya da yara olup olmadığını araştırmalıdır.
Kol ve Bacaklar: Kuvvet, his kaybı varlığı, ağrı, şişlik, şekil bozukluğu, işlev kaybı ve kırık olup
olmadığı nabız noktalarından nabız alınıp alınmadığı değerlendirilmelidir.
“İkinci değerlendirmeden sonra mevcut duruma göre yapılacak müdahale yöntemi seçilir.”
Olay Yeri Değerlendirmenin Amacı Nedir?
• Olay yerinde tekrar kaza olması riskini ortadan kaldırmak,
• Olay yerindeki hasta/yaralı sayısını ve türlerini belirlemek,
• Olay yerinin hızlı bir şekilde değerlendirilmesinin ardından yapılacak müdahaleler planlanır.
Olay Yerinin Değerlendirilmesinde Yapılacak İşler Nelerdir?
Herhangi bir olayın yerinin değerlendirilmesinde aşağıdakiler mutlaka yapılmalıdır;
• Kazaya uğrayan araç mümkünse yolun dışına ve güvenli bir alana alınmalı, kontak kapatılmalı,
el freni çekilmeli, araç LPG’li ise aracın bagajında bulunan tüpün vanası kapatılmalıdır,
• Olay yeri yeterince görülebilir biçimde işaretlenmelidir. Kaza noktasının önüne ve arkasına
gelebilecek araç sürücülerini yavaşlatmak ve olası bir kaza tehlikesini önlemek için uyarı
işaretleri yerleştirilmelidir. Bunun için üçgen reflektörler kullanılmalıdır,
• Olay yerinde hasta/yaralıya yapılacak yardımı güçleştirebilecek veya engelleyebilecek meraklı
kişiler olay yerinden uzaklaştırılmalıdır,
• Olası patlama ve yangın riskini önlemek için olay yerinde sigara içilmemelidir,
• Gaz varlığı söz konusu ise oluşabilecek zehirlenmeden önlenmesi için gerekli, önlemler
alınmalıdır,
• Ortam havalandırılmalıdır,
• Kıvılcım oluşturabilecek ışıklandırma veya çağrı araçlarını kullanılmasına izin verilmemelidir,
• Hasta/yaralı yerinde oynatılmamalıdır,
• Hasta/yaralı hızla yaşam bulguları yönünden (ABC) değerlendirilmelidir,
• Hasta/yaralı kırık ve kanama yönünden değerlendirilmelidir,
• Hasta/yaralı sıcak tutulmalıdır,
• Hasta/yaralının bilinci kapalı ise ağızdan hiçbir şey verilmemelidir,
• Tıbbi yardım istenmelidir (112),
• Hasta/yaralının endişeleri giderilmeli, nazik ve hoşgörülü olunmalıdır,
• Hasta/yaralının paniğe kapılmasını engellemek için yarasını görmesine izin verilmemelidir,
• Hasta/yaralı ve olay hakkındaki bilgiler kaydedilmelidir,
• Yardım ekibi gelene kadar olay yerinde kalınmalıdır,