» İlk Yardım Ders Konuları

Trakya'nın SRC, Psikoteknik, İş Güvenliği Konularında En Kapsamlı Eğitim Merkezi
 
 

» İlk Yardım Ders Konuları

GENEL İLKYARDIM BİLGİLERİ

İlkyardımın Tanımı:
Herhangi bir kaza veya yaşamı tehlikeye düşüren bir durumda, sağlık görevlilerinin
yardımı sağlanıncaya kadar, hayatın kurtulması ya da durumun daha da kötüye
gitmesini önleyebilmek amacı ile olay yerinde, tıbbi araç gereç aranmaksızın, mevcut
araç ve gereçlerle yapılan ilaçsız uygulamalardır.

Bu tanıma göre yapılan bir uygulamanın ilkyardım kapsamında olması için;

a) Ani gelişen kaza, hastalık ya da yaralanmayı takiben yapılması,
b) Bu uygulamayı yapan kişilerin sağlık görevlisi olmaması,
c) Uygulamanın olay yerinde başlaması,
d) Tıbbi araç- gereç ve ilaç aranmaması şarttır.

Acil Tedavi Nedir?
Acil tedavi ünitelerinde ya da hastane öncesi acil yardım hizmeti veren mobil
ünitelerde hasta veya yaralılara doktor ve sağlık personeli tarafından yapılan
tıbbi müdahalelerdir.

İlkyardımcı Kimdir?
İlkyardım tanımında belirtilen amaç doğrultusunda hasta veya yaralıya tıbbi
araç gereç aranmaksızın mevcut araç gereçlerde, ilaçsız uygulamaları yapan
eğitim almış kişi ya da kişilerdir.

İlkyardım ve Acil Tedavi Arasındaki Fark Nedir?
Acil tedavi bu konuda ehliyetli kişilerce gerekli donanımla yapılan tıbbi
müdahale olmasına karşın, ilkyardım bu konuda eğitim almış herkesin
olayın olduğu yerde bulabildiği malzemeleri kullanarak yaptığı hayat
kurtarıcı müdahalelerdir.

İlkyardımın Öncelikli Amaçları Nelerdir?
• Hayati tehlikeyi ortadan kaldırmak

• Yaşamsal fonksiyonların sürdürülmesini sağlamak

• Hasta veya yaralının durumunun daha da kötüye gitmesini önlemek

• İyileşmeyi kolaylaştırmak

İlkyardımın Temel Uygulamaları Nelerdir?

İlkyardım temel uygulamaları Koruma, Bildirme, Kurtarma (KBK)
olarak ifade edilir.

Koruma: Kaza sonuçlarının ağırlaşmasını önlemek için olay yerinin
değerlendirilmesini kapsar.
Koruma kapsamında yapılabilecek en öneli ve en öncelikli iş, olay yerinde
oluşabilecek tehlikeleri belirleyerek
güvenli bir çevre oluşturmak, çevredeki ilkyardım bilmeyen ilgisiz kişilerin
hastaya müdahalesini engellemektir.

Bildirme: Olay ya da kaza mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde telefon veya
diğer iletişim araçları vasıtasıyla gerekli yardım kuruluşlarına bildirilmelidir.
Türkiye’de ilkyardım gerektiren her durumda 112
Acil sağlık hizmetleri komuta kontrol merkezinden telefon ile yardım istenir.

Kurtarma (müdahale): Olay yerinde hasta ya da yaralılara müdahale hızlı,
ancak sakin bir şekilde yapılmalıdır.

112’nin aranması sırasında nelere dikkat edilmelidir?

 Sakin bir görüşme yapılmalı ya da sakin olabilen bir kişinin görüşme yapması
sağlanmalıdır,

 112 komuta kontrol merkezi görevlilerinin sorduğu sorulara net bir şekilde
cevap vermelidir,

 Kesin yer ve adres bilgileri verilirken, olayın olduğu yere yakın bir caddenin
ya da çok bilinen
Referans niteliği taşıyabilecek bir yerin adı bildirilmelidir,

 Kimin hangi numaradan aradığı bildirilmelidir,

 Hasta/yaralı adı ve olayın tanımı yapılmalıdır,

 Hasta/yaralı sayısı ve durumları bildirilmelidir,

 Eğer herhangi bir ilkyardım uygulaması yapıldıysa nasıl bir ilkyardım uygulandığı
belirtilmelidir,

 112 hattında bilgi alan görevli, gerekli olan tüm bilgileri aldığını söyleyinceye
kadar telefon kapatılmamalıdır.

İlkyardımcının Müdahale ile İlgili Yapması Gerekenler Nelerdir?

• Hasta veya yaralıların durumunu değerlendirmek (ABC) ve öncelikli müdahale
edilecek kişileri belirlemek,
• Hasta veya yaralıların korku ve endişelerini gidermek,
• Hasta veya yaralıya müdahalede yardımcı olacak kişileri organize etmek,
• Hasta veya yaralıların durumunun ağırlaşmasını önlemek için kendi kişisel
olanakları ile gerekli müdahalelerde bulunmak,
• Kırıklara yerinde müdahale etmek,
• Hasta veya yaralıyı sıcak tutmak,
• Hasta veya yaralının yarasını görmesine izin vermemek,
• Hasta veya yaralıyı hareket ettirmeden müdahale etmek,
• Hasta veya yaralıların en uygun yöntemlerle en yakın sağlık kuruluşuna sevkini
sağlamak (112)
• Ağır hasta/yaralı bir kişi hayati tehlikesi olmadığı sürece asla yerinden
kıpırdatılmamalıdır.

İlkyardımcının Özellikleri Nasıl Olmalıdır?

Olay yeri genellikle insanların telaşlı ve heyecanlı oldukları ortamlardır. Bu durumda
ilkyardımcı sakin ve kararlı bir şekilde olayın sorumluluğunu alarak gerekli müdahaleleri
doğru olarak yapmalıdır.

Bunun için bir ilkyardımcıda aşağıdaki özelliklerin olması gerekmektedir;

• İnsan vücudu ile ilgili temel bilgilere sahip olmak,
• Önce kendi can güvenliğini korumak,
• Sakin, kendine güvenli ve pratik olmak,
• Eldeki olanakları değerlendirebilmek,
• Olayı anında ve doğru olarak haber vermek (112’yi aramak)
• Çevredeki kişileri organize edebilmek ve onlardan yararlanabilmek,
• İyi bir iletişim becerisine sahip olmak.

Hayat Kurtarma Zinciri Nedir?

Hayat kurtarma zinciri 4 halkadan oluşur. Son iki halka ileri yaşam desteğine aittir
ve ilkyardımcının görevi değildir.

1. Halka – Sağlık kuruluşuna haber verme,
2. Halka – Olay yerinde yapılan Temel Yaşam Desteği,
3. Halka – Ambulans ekiplerince yapılan müdahaleler,
4. Halka – Hastane acil servisleri.

İlkyardım ABC’si Nedir?

Bilinçli kontrol edilmeli, bilinç kapalı ise aşağıdakiler hızla değerlendirilmelidir:

A. – Hava yolu açıklığının değerlendirilmesi,
B. – Solunumun değerlendirilmesi (Bak-Dinle-Hisset)
C. – Dolaşımın değerlendirilmesi;(şah damarından 5 saniye nabız alınarak bakılır)

HASTA, YARALI VE OLAY YERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Sağlıkla ilgili birtakım uygulamaları yaparak insan vücuduna müdahil olma hakkı
kazanacak kişi olan İlkyardımcının insan vücudunun yapısı ve işleyişi ve vücutla ilgili
temel kavramları bilmesi zorunlundur.

Hücre: Vücudun en temel ve en küçük yapı taşıdır.
Doku: Dokular hücre gruplarından oluşur. İşlevlerine ve vücutta bulundukları yerlere
göre önemli dokular vardır.
Organ-:Hücre ve dokular, doku tiplerine göre birleşerek özelleşmiş fonksiyon
icra eden organları meydana getirirler (Kalp, böbrek, karaciğer gibi…) Örneğin
sinir hücreleri birleşerek beyni oluşturur.

İlkyardımcının Bilmesi Gereken ve Vücudu Oluşturan Sistemler Nelerdir?

Hareket sistemi: Vücudun hareket etmesini, desteklenmesini sağlar ve koruyucu
görev yapar.

Hareket sistemi şu yapılardan oluşur;
 Kemikler
 Eklemler
 Kaslar

Dolaşım sistemi- Vücuttaki dokuların ihtiyacı olan oksijen, besin, hormon, bağışıklık
sistemi elemanları ve benzeri elemanları taşır ve geriye toplar.

Dolaşım sistemi şu yapıdan oluşur;
 Kalp
 Kan damarları
 Kan

Kalp: Göğüs kafesinin ortasında biraz solda bulunur ve iki bölmeden oluşur. Damarlar
aracılığı ile içinde bulunan kanı beyne ve diğer vücut kısımlarına pompalar. Kalp
atımlarının atardamara yaptığı basınca tansiyon denir.

Kan damarları: Atardamar ve toplardamardan oluşmaktadır. Atardamarlar kalın
duvarlı, toplardamarlar ince duvarlıdır.

Kan: Yetişkin bir kişide 4-5 litre kan vardır.

• Kan doku ve hücrelere oksijen taşır,

• Vücut sıcaklığını korur,

• Savunma hücrelerini taşır

• Pıhtılaşma elemanlarını taşır.
Sinir sistemi: Bilinç, anlama, düşünme, algılama, hareketlerinin uyumu, dengesi
ve solunum ile dolaşımı sağlar.

Sinir sistemi şu yapılardan oluşur;
 Beyin
 Beyincik
 Omurilik
 Omurilik soğanı

Sinir sisteminin vücuttaki görevleri şunlardır;
 Anlama ve algılama
 Vücut hareketlerinin uyumu, koordinasyonu ve vücut dengesi,
 Kalbin çalışması
 Solunum

“Sinir sisteminde meydana gelebilecek zedelenme ve hasarlar vücutta büyük çaplı
fonksiyon kayıpları ve ölüme yol açabilir.”

Solunum sistemi: Vücuda gerekli olan gaz alışverişi görevini yaparak hücre ve
dokuların oksijenlenmesini sağlar.
.
Solunum sistemi şu organlardan oluşur;
 Solunum yolları
 Akciğerler
Yetişkinlerde normal kabul edilebilecek solunum sayısı dakikada 12-20 dir. Bebeklerde
ve çocuklarda
20-25 dir. Solunum sayısı ya da kalitesi yeterli olmaz ise vücuda gerekli ve yeterli
oksijen sağlanmaz ve solunum ve kalp durması meydana gelebilir.

Boşaltım sistemi: Kanı süzerek gerekli maddelerin vücutta tutulması, zararlı olanların
atılması görevlerini yaparak vücutta iç dengeyi korur.

Boşaltım sistemi şu organlardan oluşur;
İdrar borusu
İdrar kesesi
İdrar kanalları
Böbrekler

Sindirim sistemi: Ağızdan alınan besinlerin öğütülerek sindirilmesi ve kan dolaşımı
vasıtasıyla vücuda dağıtılmasını sağlar.

Sindirim sistemi şu organlardan oluşur;
Ağız
Dil ve dişler
Yemek borusu
Mide
Safra kesesi
Pankreas
Bağırsaklar

Yaşama Bulguları ile İlgili Önemli Göstergeler Nelerdir?

Hasta/yaralıyı değerlendirmeden önce yaşam bulgularının anlamlarının bilinmesi
gerekmektedir.
Çünkü bu bulguların var veya yok olması yapılacak müdahaleler için önem
taşımaktadır. Yaşam bulguları dediğimizde, hasta/yaralının;

 Bilinci,
 Solunumu,
 Dolaşımı,
 Vücut Isısı,
 Kan Basıncından söz edilmektedir.

Bilinç Durumunun Değerlendirilmesi:
Öncelikle, hasta/yaralının bilinç durumu değerlendirilir.
Normal bir kişi kendine yöneltilen tüm uyarılara cevap verir. Bilinç düzeyi yaralanmanın
ağırlığını gösterir. Bilinç düzeyleri;
Kişinin bilinci yerinde ise= Tüm uyarılara cevap verir.
1. Derece Bilinç Kaybı = Sözlü ve gürültülü uyaranlara cevap verir.
2. Derece Bilinç Kaybı = Ağrılı uyaranlara cevap verir.
3. Derece Bilinç Kaybı = Tüm uyaranlara karşı tepkisizdir, cevap vermez,

Solunum Değerlendirilmesi:
Hasta/yaralının solunumu değerlendirilirken;
 Solunum sıklığına,
 Solunum aralıklarının eşitliğine,
 Solunum derinliğine bakılır.(Kişinin 1 dakika içinde nefes alma ve verme sayısı
solunum sıklığıdır)
 Sağlıklı yetişkin bir kişide dakikada solunum sayısı 12–20,
 Çocuklarda 16–22,
 Bebeklerde 18-24’dür.

Kan Basıncının Değerlendirilmesi:
Hasta/yaralı değerlendirilirken kan basıncı kontrol edilmez. Ancak, kan basıncının
anlamının bilinmesi önemlidir.
Kalbin kasılma ve gevşeme anında damar duvarına yaptığı basınçtır. Kalbin kanı
pompalama gücünü gösterir. Normal değeri 100/50- 140/100 mm Hg’dir.

Nabız Değerlendirilmesi:
Kalp atımlarının atardamar duvarına yaptığı basıncın damar duvarında parmak uçlarıyla
hissedilmesine nabız denmektedir.
 Yetişkin bir kişide normal nabız sayısı dakikada 60–100,

 Çocuklarda 100–120,

 Bebeklerde 100-140’dır.

Vücutta nabız alınabilen bölgeler nelerdir?

 Şah damarı (adem elmasının her iki yanında)

 Ön-kol damarı (Bileğin iç yüzü, başparmağın üst hizası

 Bacak damarı (Ayak sırtının merkezinde)

 Kol damarı (Kolun iç yüzü, dirseğin üstü)

Hasta/yaralıların dolaşımını değerlendirirken, çocuk ve yetişkinlerde şah damarından,
bebeklerde kol atardamarından nabız alınır.

Vücut Isısının Değerlendirilmesi:
İlkyardımda vücut ısısı koltuk altından ölçülmelidir.

Normal vücut ısısı 36,5 C’dir. Normal değerin üstünde olması yüksek ateş, altında olması
düşük ateş olarak belirtilir. 41–42 C üstü ve 34,5 C tehlike olduğunu ifade eder. 31.0 C
ve altı ölümcüldür.

Solunum durumu ve sıklığı: Normal bir erişkinde dakikada 12-20 arasında solunun
olmalıdır. Bir solunum bir nefes alma ve bir nefes verme toplamına eşittir.
Solunum değerlendirmesinde;

 Solunumun sıklığı,
 Solunumun ritmi
 Solunumun derinliği
Önemlidir.

Nabız durumu: Kalp atımlarının atardamarların duvarına yaptığı periyodik atımların
damar duvarında
Parmak uçlarıyla hissedilmesidir.

Normal nabız sayısı istirahat durumunda bulunan yetişkin bir kişide 60-100 arasındadır.
60’ın altındaki
Bir nabız sayısı nabız değeri düşüklüğü (bradikardi), 100’ün üzerindeki bir nabız sayısı
nabız değeri yüksekliği (taşikardi) olarak adlandırılır. Küçük çocuklarda normal nabız
sayısı 100-120 arasındadır.

Vücut ısısı: İlkyardım uygulamalarında vücut ısısı mutlaka koltuk altından ölçülmelidir.
Koltuk altından ölçülen vücut ısısının normal değeri; 36,5 derecedir. 41-42 derece
üzerindeki ve 34,5 derece altındaki ısı değerleri hayati tehlikeye işaret eder.

Kan basıncı: Kalbin kasılması ve gevşemesi durumunda atardamar duvarından ölçülen
basınç kan basıncıdır. Normal tansiyon kalbin normal pompalama gücünü gösterir.
Normal kan basıncı değeri 120/80 mm/Hg dır. Kalbin kasılması sırasında ölçülen kan
basıncı büyük tansiyon olarak gevşemesi sırasında ölçülen kan basıncı da küçük
tansiyon olarak adlandırılır. Kalp kasılması sırasında atardamarlara kan pompalandığı
için bu esnadaki kan basıncı her zaman daha yüksek olacaktır.
Hasta veya Yaralının Değerlendirilmesinin Amacı Nedir?

• Hastalık ya da yaralanmanın ciddiyetini değerlendirmek
• Yapılacak ilkyardım önceliklerini belirtmek
• Yapılacak ilkyardım yöntemini belirtmek
• Güvenli bir müdahale sağlamak

Hasta veya Yaralının İlk Değerlendirme Aşamaları Nelerdir?

Hata/yaralıya sözlü uyaran ya da hafifçe omzuna dokunarak “iyimisiniz?” diye sorularak
bilinç durumu değerlendirmesi yapılır. Bilinç durumunun değerlendirilmesi daha sonraki
aşamalar için önemlidir.

Buna göre hasta/yaralının ilk değerlendirme aşamaları şunlardır (ABC);

A. (Airway) Havayolu Açıklığının Değerlendirilmesi:
• Özellikle bilinç kaybı olanlarda dil geri kaçarak solunum yolunu tıkayabilir ya da kusmuk
yabancı cisimlerle solunum yolu tıkanabilir. Havanın akciğerlere ulaşabilmesi için hava
yolunun açık olması gerekir.
• Hava yolu açıklığı sağlanırken hasta/yaralı baş, boyun, gövde ekseni düz olacak şekilde
yatırılmalıdır.
• Bilinç kaybı belirlenmiş ise ağız içi önce göz ile daha sonra işaret parmağı yandan ağız içine
sokularak bir çengel gibi kullanılarak diğer yandan çıkartılmak sureti ile kontrol edilmeli.
Ardından yabancı cisim varsa bir bez aracılığı ile çıkarılmalıdır.
• Daha sonra bir el hasta/yaralının alnına konarak diğer elin 2-3 parmağı ile çene tutularak baş
geriye doğru itilir. BAŞ-ÇENE POZİSYONU verilir. Bu işlemler sırasında sert hareketlerden
kaçınılmalıdır.

B. (Breathing) Solunumun Değerlendirilmesi: İlkyardımcı başını hasta/yaralının göğsüne
bakacak şekilde yan çevirerek yüzünü hasta/yaralının ağzına yaklaştırır. Bak-Dinle-Hisset
yöntemi ile solunum yapıp yapmadığını 5. Sn süre ile değerlendirir,
• Solunum hareketini gözler,
• Solunum sesini dinler,
• Yanağında hasta/yaralının nefesini hissetmeye çalışır.

“Solunum yoksa derhal yapay solunuma başlanır”

C. (Circulation) Dolaşım Değerlendirilmesi: Dolaşım değerlendirilmesi için ilkyardımcı çocuk ve
yetişkinlerde şah damarından bebeklerde kol atardamarından, üç parmak ile 5 sn. süre ile nabız
almaya çalışılır. Bu süre içinde nabız almıyorsa dış kalp masajına başlanır.
Bilinç kapalı ancak solunum ve nabzı olan kişi komadadır. İlk değerlendirme sonucu hasta/yaralının
bilinci kapalı fakat solunum ve nabzı varsa derhal Koma Pozisyonuna getirerek diğer yaralının
değerlendirmesine geçilir.

Hasta veya Yaralının İkinci Değerlendirmesi Nasıl Olmalıdır?

İlk muayene ile hasta/yaralının yaşam belirtilerinin varlığı güvence altına alındıktan sonra
ilkyardımcı ikinci muayene aşamasına geçerek baştan aşağıya muayene yapılır.
İkinci değerlendirme aşamaları şunlardır:

Görüşerek bilgi edinme:
• Kendini tanıtır
• Hasta/yaralının ismini öğrenir ve adıyla hitap eder
• Hoşgörülü ve nazik davranarak güven sağlar
• Hasta/yaralının endişelerini gidererek rahatlatır
• Olayın mahiyeti, gelişimi kişilerin olayla ilgili kısa hikayesi zehirlenmeden şüphe ediyorsa
yenilen gıdalar kullanılan ilaçlar ve alerji öyküsünün olup olmadığını sorarak öğrenir.

Baştan aşağı kontrol yapılır:
• Bilinç düzeyi, anlama, algılama,
• Solunum sayısı, ritmi, derinliği,
• Nabız sayısı, ritmi, şiddeti,
• Vücut veya cilt ısısı, derinin nemliği, derinin rengi.

Baş: Saç, saçlı deri, baş ve yüzde yaralanma, morluk olup olmadığını, kulak ya da burundan
sıvı ya da kan gelip gelmediği değerlendirilir, ağız içi kontrol edilir.

Boyun: Ağrı, hassasiyet, şişlik, şekil bozukluğu araştırılır. Aksi ispat edilinceye kadar boyun
zedelenmesi ihtimali göz ardı edilmemelidir.

Göğüs Kafesi: Saplanmış cisim, açık yara, şekil bozukluğu ya da morarma olup olmadığı hafif baskı
ile ağrı oluşup oluşmadığını, kanama olup olmadığı değerlendirilmelidir. Göğüs kafesi
genişlemesinin normal olu olmadığı araştırılmalıdır. Göğüs muayenesinde eller arkaya kaydırılarak
hasta/yaralının
sırtı da kontrol edilmelidir.
Karın Boşluğu: Saplanmış cisim, açık yara, şekil bozukluğu, şişlik, morarma, ağrı ya da duyarlılık
olup olmadığının ve karnın yumuşaklığı değerlendirilmelidir. Göğüs muayenesinde eller, bel ve sırt
tarafına kaydırılarak muayene edilmeli ardından kalça kemiklerinde de aynı araştırma yapılarak
kırık ya da yara olup olmadığını araştırmalıdır.

Kol ve Bacaklar: Kuvvet, his kaybı varlığı, ağrı, şişlik, şekil bozukluğu, işlev kaybı ve kırık olup
olmadığı nabız noktalarından nabız alınıp alınmadığı değerlendirilmelidir.

“İkinci değerlendirmeden sonra mevcut duruma göre yapılacak müdahale yöntemi seçilir.”

Olay Yeri Değerlendirmenin Amacı Nedir?

• Olay yerinde tekrar kaza olması riskini ortadan kaldırmak,
• Olay yerindeki hasta/yaralı sayısını ve türlerini belirlemek,
• Olay yerinin hızlı bir şekilde değerlendirilmesinin ardından yapılacak müdahaleler planlanır.

Olay Yerinin Değerlendirilmesinde Yapılacak İşler Nelerdir?

Herhangi bir olayın yerinin değerlendirilmesinde aşağıdakiler mutlaka yapılmalıdır;

• Kazaya uğrayan araç mümkünse yolun dışına ve güvenli bir alana alınmalı, kontak kapatılmalı,
el freni çekilmeli, araç LPG’li ise aracın bagajında bulunan tüpün vanası kapatılmalıdır,

• Olay yeri yeterince görülebilir biçimde işaretlenmelidir. Kaza noktasının önüne ve arkasına
gelebilecek araç sürücülerini yavaşlatmak ve olası bir kaza tehlikesini önlemek için uyarı
işaretleri yerleştirilmelidir. Bunun için üçgen reflektörler kullanılmalıdır,

• Olay yerinde hasta/yaralıya yapılacak yardımı güçleştirebilecek veya engelleyebilecek meraklı
kişiler olay yerinden uzaklaştırılmalıdır,

• Olası patlama ve yangın riskini önlemek için olay yerinde sigara içilmemelidir,

• Gaz varlığı söz konusu ise oluşabilecek zehirlenmeden önlenmesi için gerekli, önlemler
alınmalıdır,
• Ortam havalandırılmalıdır,

• Kıvılcım oluşturabilecek ışıklandırma veya çağrı araçlarını kullanılmasına izin verilmemelidir,

• Hasta/yaralı yerinde oynatılmamalıdır,

• Hasta/yaralı hızla yaşam bulguları yönünden (ABC) değerlendirilmelidir,

• Hasta/yaralı kırık ve kanama yönünden değerlendirilmelidir,

• Hasta/yaralı sıcak tutulmalıdır,

• Hasta/yaralının bilinci kapalı ise ağızdan hiçbir şey verilmemelidir,

• Tıbbi yardım istenmelidir (112),

• Hasta/yaralının endişeleri giderilmeli, nazik ve hoşgörülü olunmalıdır,

• Hasta/yaralının paniğe kapılmasını engellemek için yarasını görmesine izin verilmemelidir,
• Hasta/yaralı ve olay hakkındaki bilgiler kaydedilmelidir,

• Yardım ekibi gelene kadar olay yerinde kalınmalıdır,

TEMEL YAŞAM DESTEĞİ

Solunum ve Kalp Durması Nedir?

Solunum Durması: Solunum hareketlerinin durması nedeniyle vücudun yaşamak için
ihtiyacı olan oksijenden yoksun kalması. Hemen yapay solunuma başlanmaz ise bir
süre sonra kalp durması meydana gelir.

Kalp durması: Bilinci kapalı kişide büyük arterlerden nabız alınmaması durumudur.
Kalp durmasına 5 dakika içinde müdahale edilmezse dokuların oksijenlenmesi
bozulacağı için beyin hasarı oluşur.

Temel Yaşam Desteği Nedir?

Hayat kurtarmak amacı ile havayolu açıklığı sağlandıktan sonra solunumu ve/veya
kalbi durmuş kişiye yapay solunum ile akciğerlerine oksijen gitmesini, dış kalp
masajı ile de kalpten kan pompalanmasını sağlamak üzere yapılan ilaçsız müdahaledir.

Temel yaşam desteğine başlarken hasta ya da yaralı yetişkin ise; ilkyardımcı çevrede
birisi varsa 112’yi aramasını söyler, kimse yoksa kendisi arar. Daha sonra temel yaşam
desteği uygulanmasına başlar. Eğer yetişkin suda boğulmuş ve ilkyardımcı da yalnız ise
30/2 kalp basısı ve suni solunum uygulanmasının 5 tur tekrarından sonra 112’yi kendisi
arayacaktır. Yetişkinler için bu durum sadece suda boğulmamalara özgüdür. Ancak
hasta ya da yaralı çocuksa ve bilinci yoksa temek yaşam desteğine başlanırken çevrede
birisi varsa 112’yi arar. Yoksa ilkyardımcı sadece suda boğulmalarda değil her konuda
30/2 göğüs basısının 5 tur uygulanmasından sonra kendisi 112’yi arayacaktır.
Hasta/yaralı bebekse ve ilkyardımcı yalnızsa 5 kurtarıcı solunumun ardından 30/2
göğüs basısının 5 tur tekrarından sonra 112’yi kendisi arar.

Hava Yolu Açmak için BAŞ-ÇENE Pozisyonu Nasıl Verilir?

Bilinci kapalı bütün hasta/yaralılarda solunum yolu kontrol edilmelidir. Çünkü dil geriye
kayabilir ya da herhangi bir yabancı madde solunum yolunu tıkayabilir. Ağız içi kontrol
edilerek temizlendikten sonra hastaya baş-çene pozisyonu verilir.

Bunun için;

 Bir el alına yerleştirilir,
 Diğer elin iki parmağı çeneye yerleştirilir,
 Baş Geriye doğru itilir,
 Böylece dil yerinden oynatılarak hava yolu açıklığı sağlanmış olur.

Yapay Solunum Nasıl Yapılır?

 Hasta/yaralının hava yolu açıldıktan sonra solunum Bak-Dinle-Hisset yöntemi ile
değerlendirilir,
 Solunum yoksa tıbbi yardım istenir (112),
 Hemen yapay solunuma başlanır,

Not: Yapay solunuma başlamadan önce solunumun olmadığından kesinlikle emin
olunmalıdır.

Dış Kalp Masajı

Yetişkinlerde Dış Kalp Masajı Ve Yapay Solunumun Birlikte Uygulanması

1- Kendisinin ve hasta/yaralının güvenliğinden emin olunur,
2- Hasta/yaralının omuzlarına dokunup -iyi misiniz? Diye sorularak bilinci kontrol
edilir; eğer bilinci yok ise:
3- Çevreden yardım çağrılır; 112 aratılır; suda boğulmalarda ve travmalarda;
eğer ilkyardımcı yalnız ise 30/2 kalp basısı ve suni solunum uygulamasının 5 tur
tekrarından sonra 112’yi kendisi arar,
4- Hasta/yaralı sert bir zemin üzerine sırt üstü yatırılır,
5- Hasta/yaralının yanına diz çökülür,
6- Hasta/yaralının boynunu ve göğsünü saran giysiler açılır,
7- Ağız içi gözle kontrol edilir; hava yolu tıkanıklığına neden olan yabancı cisim
var ise çıkartılır,
8- Hava yolunu açmak için bir el hasta/yaralının alnına, diğer elin iki parmağı
çene kemiğinin üzerine yerleştirilir,
9- Çene kemiğinin uzun kenarı yere dik gelecek şekilde alından bastırılıp, çeneden
kaldırılarak baş geriye doğru itilir; hastaya baş-çene pozisyonu verilir,
10- Hasta/yaralının solunum yapıp yapmadığı bak-dinle-hisset yöntemiyle 5 saniye
süre ile kontrol edilir:
Göğüs kafesinin solunum hareketlerine bakılır,
Eğilip, kulağını hastanın ağzına yaklaştırarak solunum dinlenirken diğer el göğüs
üzerine hafifçe yerleştirilerek hissedilir.
11- Soluk alıp vermiyorsa alnın üzerine konulan elin baş ve işaret parmağını
kullanarak hasta/yaralının burnu kapatılır,
12- Baş çene pozisyonunda iken hasta/yaralının ağzını içine alacak şekilde ağız
yerleştirilir,
13- Eğer solunum yoksa hasta /yaralının göğsünü yükseltmeye yarayacak kadar her biri
1 saniye süren 2 kurtarıcı nefes verilir, havanın geriye çıkması için zaman verilir,
14- Kalp basısı uygulamak için göğüs kemiğinin alt ve üst ucu tespit edilerek alt
yarısına bir elin topuğu yerleştirilir,
15- Diğer el bu elin üzerine yerleştirilir,
16- Her iki elin parmakları birbirine kenetlenir,
17- Ellerin parmakları göğüs kafesiyle temas ettirilmeden, dirsekler bükülmeden, göğüs
kemiği üzerine vücuda dik olacak şekilde tutulur,
18- Göğüs kemiği 4–5 cm aşağı inecek şekilde ( yandan bakıldığında göğüs yüksekliğinin
1/3’ü kadar) bası uygulanır, bu işlemin hızı dakikada 100 bası olacak şekilde ayarlanır,
19- Hasta/ yaralıya 30 kalp masajından sonra 2 solunum yaptırılır, (30;2)
20- Temel yaşam desteğine hasta/yaralının yaşamsal refleksleri veya tıbbi yardım
gelene kadar kesintisiz devam edilir.

Çocuklarda (1-8 Yaş) Dış Kalp Masajı Ve Yapay Solunumun Birlikte Uygulanması

1- Kendisinin ve çocuğun güvenliğinden emin olunur,
2- Çocuğun omuzlarına dokunup ―iyi misiniz? diye sorularak bilinci kontrol edilir;
eğer bilinci yok ise:
3- Çevreden yardım çağrılır; 112 aratılır; İlkyardımcı yalnız ise; 30;2 göğüs basısının
5 tur tekrarından sonra 112’yi kendisi arar,
4- Çocuk sert bir zemin üzerine sırt üstü yatırılır,
5- Çocuğun yanına diz çökülür,
6- Çocuğun boynunu ve göğsünü saran giysiler açılır,
7- Ağız içi gözle kontrol edilir; hava yolu tıkanıklığına neden olan yabancı cisim var
ise çıkartılır,
8- Hava yolunu açmak için bir el hasta/yaralının alnına, diğer elin iki parmağı çene
kemiğinin üzerine yerleştirilir,
9- Çene kemiğinin uzun kenarı yere dik gelecek şekilde alından bastırılıp, çeneden
kaldırılarak baş geriye doğru itilir; çocuğa baş-çene pozisyonu verilir,
10- Hasta/yaralının solunum yapıp yapmadığı bak-dinle-hisset yöntemiyle 5 saniye
süre ile kontrol edilir:
Göğüs kafesinin solunum hareketlerine bakılır,
Eğilip, kulağını hastanın ağzına yaklaştırarak solunum dinlenirken diğer el göğüs
üzerine hafifçe yerleştirilerek hissedilir.
11- Soluk alıp vermiyorsa alnın üzerine konulan elin baş ve işaret parmağını
kullanarak çocuğun burnu kapatılır,
12- Baş çene pozisyonunda iken çocuğun ağzını içine alacak şekilde ağız yerleştirilir,
13- Eğer solunum yoksa çocuğun göğsünü yükseltmeye yarayacak kadar her biri 1
saniye süren
2 kurtarıcı nefes verilir, havanın geriye çıkması için zaman verilir,
14- Kalp basısı uygulamak için göğüs kemiğinin alt ve üst ucu tespit edilerek alt
yarısına bir elin topuğu yerleştirilir, (çocuk yetişkin görünümündeyse yetişkinlerde
olduğu gibi iki el ile kalp basısı uygulanır ) ,
15- Elin parmakları göğüs kafesiyle temas ettirilmeden, dirsek bükülmeden, göğüs
kemiği üzerine vücuda dik olacak şekilde tutulur,
16- Göğüs kemiği 2,5–5 cm aşağı inecek şekilde ( yandan bakıldığında göğüs
yüksekliğinin
1/3’ü kadar) bası uygulanır, bu işlemin hızı dakikada 100 bası olacak şekilde ayarlanır,
17- Çocuğa 30 kalp masajından sonra 2 solunum yaptırılır (30;2) ,
18- Temel yaşam desteğine çocuğun yaşamsal refleksleri veya tıbbi yardım gelene
kadar kesintisiz devam edilir.

Bebeklerde (0-12 Ay) Dış Kalp Masajı Ve Yapay Solunumun Birlikte Uygulanması

1- Kendisinin ve bebeğin güvenliğinden emin olunur,
2- Ayak tabanına hafifçe vurarak bilinci kontrol edilir; eğer bilinci yok ise,
3- Çevreden yardım çağrılır; 112 aratılır; ilkyardımcı yalnız ise 5 kurtarıcı solunumdan
sonra 30;2 göğüs basısının 5 tur tekrarından sonra 112’yi kendisi arar,
4- Bebek sert bir zemin üzerine sırt üstü yatırılır,
5- ilkyardımcı temel yaşam desteği uygulayacağı pozisyonu alır (yerde uygulama yapacak
ise diz çöker, masa v.b. yerde uygulama yapacak ise ayakta durur),
6- Çocuğun boynunu ve göğsünü saran giysiler açılır,
7- Ağız içi gözle kontrol edilir; hava yolu tıkanıklığına neden olan yabancı cisim var ise
çıkartılır,
8- Hava yolunu açmak için, bir el bebeğin alnına, diğer elin iki parmağı çene kemiğine
koyulup baş hafifçe yukarı geri itilerek eğilir,
9- Bebeğin solunum yapıp yapmadığı bak-dinle-hisset yöntemiyle 5 saniye süre ile kontrol
edilir:
Göğüs kafesinin solunum hareketlerine bakılır,
Eğilip, kulağını hastanın ağzına yaklaştırarak solunum dinlenirken diğer el göğüs üzerine
hafifçe yerleştirilerek hissedilir,
10- Solunum yoksa ağız dolusu nefes alınır ve ağız bebeğin ağız ve burnunu içine alacak
şekilde yerleştirilir,
11- – Bebeğin göğsünü yükseltmeye yarayacak kadar her biri 1 saniyenin üzerinde 5
kurtarıcı solunum verilir, havanın geriye çıkması için zaman verilir,
12- Kalp basısı uygulamak için bebeğin (iki meme başının altındaki hattın ortası göğüs
merkezini oluşturur) göğüs merkezi belirlenir,
13- Bir elin orta ve yüzük parmağı bebeğin göğüs merkezine yerleştirilir,
14- Göğüs kemiği 1–1,5 cm aşağı inecek şekilde ( yandan bakıldığında göğüs yüksekliğinin
1/3’ü kadar) bası uygulanır, bu işlemin hızı dakikada 100 bası olacak şekilde ayarlanır,
15- Bebeğe 30 kalp masajından sonra 2 solunum yaptırılır (30;2) ,
16- Temel yaşam desteğine bebeğin yaşamsal refleksleri veya tıbbi yardım gelene kadar
kesintisiz devam edilir

Hava Yolu Tıkanıklığı Nedir?

Hava yolunun solunumu gerçekleştirmek için gerekli havanın geçişine engel olacak
şekilde tıkanmasıdır. Tıkanma tam tıkanma ya da kısmi tıkanma şeklinde olabilir.

Hava Yolu Tıkanıklığının Belirtileri Nelerdir?

Tam tıkanma Belirtileri;
• Nefes alamaz
• Acı çeker, ellerini boynuna götürür
• Konuşamaz
• Rengi morarmıştır
• Bu durumda Heimlich Manevrası (Karına bası uygulama) yapılır.

Kısmi tıkanma Belirtileri;
• Öksürür
• Nefes alabilir
• Konuşabilir
• Bu durumda hasaya dokunulmaz, öksürtmeye teşvik edilir.

Tam Tıkanıklık olan kişilerde Heimlich Manevrası (karına bası uygulama)
Nasıl Uygulanır?

Bilinci yerinde tam tıkanıklık olan kişilerde Heimlich Manevrası (Karına bası uygulama)
nasıl uygulanır?
 Hasta ayakta ya da oturur pozisyonda olabilir,
 Hastanın yanında veya arkasında durulur,
 Bir elle göğsü desteklenerek öne eğilmesi sağlanır,
 Diğer elin topuğu ile hızla 5 kez sırtına ( kürek kemikleri arasına) süpürür tarzda vurulur,
 Tıkanıklığın açılıp açılmadığına bakılır, açıldıysa işlem durdurulur, Tıkanıklık açılmadıysa
Heimlich manevrası yapılır;
 Hastanın arkasına geçip sarılarak gövdesi kavranır.
 Bir elin başparmağı midenin üst kısmına, göğüs kemiği altına gelecek şekilde yumruk
yaparak konur. Diğer el ile yumruk yapılan el kavranır,
 Kuvvetle arkaya ve yukarı doğru bastırılır,
 Bu hareket 5-7 kez yabancı cisim çıkıncaya kadar tekrarlanır,
 Tıkanıklık açılmadıysa tekrar sırtına vurulur,
 Bu işlemler 5’er kez olacak şekilde dönüşümlü olarak tekrarlanır,
 Hastanın bilinci kapanırsa, sert zemin üzerine yatırılır,
 Şah damarından nabız ve solunum değerlendirilir,
 Tıbbi yardım istenir (112),
 Temel yaşam desteği uygulanır.

Bilincini kaybetmiş(=bilinci kapalı) kişilerde Heimlich Manevrası:
 Hasta yere yatırılır, yan pozisyonda sırtına 5 kez vurulur,
 Tıkanma açılmadığı takdirde hasta düz bir zeminde başı yana çevrilir,
 Hastanın bacakları üzerine ata biner şekilde oturulur,
 Bir elin topuğunu göbek ile göğüs kemiği arasına yerleştirilir, diğer el üzerine konur,
 Göbeğin üzerinden kürek kemiklerine doğru eğik bir baskı uygulanır,
 Şah damarından nabız ve solunum değerlendirilir,
 İşleme yabancı cisim çıkıncaya kadar devam edilir,
 Tıbbi yardım istenir (112),
 Bu hareketi 5–7 kez yabancı cisim çıkıncaya kadar ya da yardım gelinceye kadar devam
edin,
 Bu tür olgularda havayolu tıkanıklığından şüphelenildiğinde, ilkyardımcılar Temel
Yaşam Desteği uygulamalarını yapacaklardır. Kurtarıcı nefes verdikten sonra hava
gitmiyorsa tıkanıklık olduğu düşünülür, ilkyardımcı ağız içinde yabancı cisim olup
olmadığını kontrol etmeli, yabancı cisim görüyorsa çıkarmalıdır.

Bebeklerde tam tıkanıklık olan hava yolunun açılması;

 Bebek ilkyardımcının bir kolu üzerine ters olarak yatırılır,
 Başparmak ve diğer parmakların yardımıyla bebeğin çenesi kavranarak boynundan tutulur
ve yüzüstü pozisyonda öne doğru eğilir,
 Baş gergin ve gövdesinden aşağıda bir pozisyonda tutulur,
 Beş kez el bileğinin iç kısmı ile bebeğin sırtına kürek kemiklerinin arasına hafifçe vurulur,
 Diğer kolun üzerine başı elle kavranarak sırt üstü çevrilir,
 Yabacı cismin çıkıp çıkmadığına bakılır,
 Çıkmadıysa başı gövdesinden aşağıda olacak şekilde sırt üstü tutulur,
 5 kez iki parmakla göğüs kemiğinin alt kısmından karnın üstü kısmına bası uygulanır,
 Yabancı cisim çıkana kadar devam edilir,
 Tıbbi yardım istenir (112).

NOT: “Bebek çok küçük ise ve karnından bası uygulanamıyorsa bebekler için yukarında
anlatılan uygulamalar yapılır. Ancak diğer hallerde bebeklerde yapılan uygulamalar bilici
kapalı erişkinlerde yapılan Heimlich Manevrası uygulamaları ile aynıdır.”

Kısmi tıkanıklık olan kişilerde ilkyardım nasıl uygulanır?

• Eğer kişinin Hava yolunda yeterli hava giriş çıkışı mevcut ise kazazede öksürmeye teşvik
edilmeli, Yakından izlenmeli ve başka bir girişimde bulunulmamalıdır, Kazazedenin henüz
ayakta durabildiği bu dönemde onun arka tarafında yer alınmalıdır,

• Bu durumda kazazede öncelikle bulunduğu pozisyonda bırakılmalıdır,

• Kazazedenin solunum ve öksürüğü zayıflarsa ya da kaybolursa ve morarma saptanırsa
derhal girişimde bulunulmalıdır,

• Belirgin bir yabancı cisim yerinde çıkmış veya gevşemiş takam dişleri varsa bunlar
yerinden çıkarılır,

• Eğer yabancı cisim görülemiyorsa ve hastanın durumu kötüye gidiyorsa yukarıda
tam tıkanmada anlatıla uygulamalara başlanır.

KANAMALARDA İLKYARDIM

Kanama nedir?

Damar bütünlüğünün bozulması sonucu kanın damar dışına (vücudun içine veya dışına
doğru) doğru akmasıdır.

Kanamanın ciddiyeti aşağıdaki durumlara bağlıdır;

 Kanamanın hızına,
 Vücutta kanın aktığı bölgeye,
 Kanama miktarına,
 Kişinin fiziksel durumu ve yaşına.

Kaç Çeşit Kanama Vardır?

Vücutta kanın aktığı bölgeye göre 3 çeşit kanama vardır:

Dış Kanamalar: Kanama yaradan vücut dışına doğru olur.

İç Kanamalar: Kanama vücut içine olduğu için gözle görülemez.

Doğal Deliklerden Olan Kanamalar: Kulak, burun, ağız, anüs, üreme organlarından olan
kanamalardır.

Kanama (atar damar), (toplardamar) ya da kılcal damar kanaması olabilir. Arter
kanamaları kalp atmaları ile uyumlu olarak kesik kesik, fışkırır tarzda akar ve açık
renklidir. Ven kanamaları ise koyu renkli ve sızıntı şeklindedir. Kılcal damar kanaması
küçük kabarcıklar şeklindedir.

“Kanamanın değerlendirilmesinde, şok belirtilerinin izlenmesi çok önemlidir.”

Kanamalarda ilkyardım Uygulamaları Nelerdir?

Dış Kanamalarda İlkyardım:

 Hasta veya yaralının durumu değerlendirilir (ABC),
 Tıbbi yardım istenir(112),
 Yara ya da kanama değerlendirilir,
 Kanayan yer üzerine temiz bir bez ile bastırılır,
 Kanama durmazsa ikinci bir bez konularak basıncı arttırılır,
 Gerekirse bandaj ile sararak basınç uygulanır,
 Kanayan yere en yakın basınç noktasına baskı uygulanır,
 Kanayan bölge yukarı kaldırılır,
 Çok sayıda yaralının bulunduğu bir ortamda tek ilkyardımcı varsa, yaralı güç koşullarda
bir yere taşınacaksa, uzuv kopması varsa ve /veya baskı noktalarına baskı uygulamak
yeterli olmuyorsa turnike uygulanır,
 Şok pozisyonu verilir,
 Sık aralıklarla (2-3dakikada bir) yaşam bulguları değerlendirilir,
 Kanayan bölge dışarıda kalacak şekilde hasta veya yaralının üstü örtülür,
 Yapıları uygulamalar ile ilgili bilgiler (turnike uygulaması) hasta veya yaralının
üzerine yazılır,
 Hızlı bir şekilde sevk edilmesi sağlanır.

Vücutta baskı uygulanacak noktalar nelerdir?

Atardamar kanamalarında kanama basınç dolayısıyla fışkırır tarzda olur. Bu nedenle
kısa zamanda çok kan kaybedilir. Bu tür kanamalarda asıl yapılması gereken, kanayan
yer üzerine veya kanayan yere yakın olan üst atardamar bölgesine baskı uygulanmasıdır.
Vücutta bu amaç için belirlenmiş baskı noktaları şunlardır:

1-Boyun: Boyun atardamarı(şah damarı) baskı yeri,
2-Köprücük kemiği üzeri: Kol atardamarı baskı yeri,
3-Koltukaltı: Kol atardamarı baskı yeri,
4-Kolun üst bölümü: Kol atardamarı baskı yeri,
5-Kasık: Bacak atardamarı baskı yeri,
6-Uyluk: Bacak atardamarı baskı yeri,

Kanamalarda üçgen bandaj uygulaması nasıl yapılmalıdır?

Üçgen bandaj, vücudun değişik bölümlerinde bandaj ve/veya askı olarak kullanılabilir.
Üçgen bezin tepesi tabanına doğru getirilip yerleştirilir, sonra bir yada iki kez daha
bunun üzerine katlanarak istenilen genişlikte bir sargı bezi elde edilmiş olur.
Elde üçgen bandaj uygulama:
Parmaklar, üçgenin tepesine gelecek şekilde el üçgen sargının üzerine yerleştirilir.
Üçgenin tepesi bileğe doğru katlanır. Elin sırtında, üçgenin uçları karşı karşıya
getirilir ve çaprazlanır, bilek seviyesinde düğümlenir.
Ayağa üçgen bandaj uygulama:
Ayak, üçgenin üzerine düz olarak, parmaklar üçgenin tepesine bakacak şekilde
yerleştirilir. Üçgen bandajın tepesi ayağın üzerinde çaprazlanacak şekilde öne
doğru getirilir. İki ucu ayak bileği etrafında düğümlenir.
Dize üçgen bandaj uygulama:
Üçgenin tabanı dizin 3-4 parmak altına ve ucu dizin üzerine gelecek şekilde
yerleştirilir dizin arakasından uçları çaprazlanır, dizin üstüne uçları düğümlenir.
Göğse üçgen bandaj uygulama:
Üçgenin tepesi omuza yerleştirilir ve tabanı göğsü saracak şekilde sırtta düğümlenir.
Bu düğüm ile üçgenin tepesi, bir başka bez kullanılarak birbirine yaklaştırılıp bağlanır.
Kalçaya üçgen bandaj uygulama:
Üçgenin tabanı uyluğun alt kısmının etrafında düğümlenir. Tepesi ise belin etrafına
saran bir kemer ya da bir beze bağlanır.

Hangi durumlarda boğucu sargı(turnike) uygulanmalıdır?
-Çok sayıda yaralının bulunduğu bir ortamda tek ilkyardımcı varsa(kanamayı
durdurmak ve daha sonra da diğer yaralılarla ilgilenebilmek için),
-Yaralının güç koşullarda bir yere taşınması gerekiyorsa(engebeli, uzun bir yol
gidebilecek ise),
-Uzuv kopması varsa ve basınç noktasından yapılan etkisiz ise turnike uygulanabilir,
bunların dışında kesinlikle uygulanamaz.

Boğucu Sargı (Turnike) Uygulama Tekniği
1- Bir elle en yakın baskı noktasına baskı uygulanır,
2- Diğer eline geniş, kuvvetli ve esnemeyen bir materyal alınır,
3- Şerit yarı uzunluğunda katlanır, uzuv etrafına sarılır,
4- Bir ucu halkadan geçirip çekilir ve iki ucu bir araya getirilir,
5- Baskı noktasından basınç kaldırılır ve kanamayı tamamen durduracak yeterlikte
sıkı bir bağ atılır,

 Geniş sargı uygulanır,
 Sargının içinden sert cisim (kalem gibi) geçirilir ve uzva paralel konuma getirilir,
 Kanama durana kadar sert cisim döndürülür,
6- Sert cisim uzva dik konuma getirilerek sargı çözülmeyecek şekilde tespit edilir,
7- Hasta/yaralının elbisesinin üzerine, adı ve turnikenin uygulandığı zaman (saat ve
dakika) yazılı bir kart iğnelenir,
8- Çok sayıda yaralı olduğunda, yaralının alnına rujla veya sabit kalemle turnike
veya -T harfi yazılır,
9- Hasta/yaralı pansuman ve turnikesi görülecek şekilde battaniye ile sarılır,
10- Turnike 15-20 dakika aralıklarla gevşetilir, sonra tekrar sıkılır.

Uzuv Kopması Durumunda İlkyardım Uygulama Tekniği
1- Hasta/yaralı sırt üstü yatırılır,
2- Hasta/yaralının bacakları 30 cm kadar yükseltilir ( şok pozisyonu verilir),
3- Kopmuş olan uzvun kanama kontrolü yapılır, tampon yapılır ve kapatılır,
4- Kanamayı durdurmak için kanayan yere veya baskı noktalarına bası uygulanır,
5- Bu önlemlerle kanama kontrol edilemiyorsa turnike uygulanır,
6-Turnike uygulandıktan sonra sıkılaştırılarak uzuvdaki kanama kontrol edilir,
7- Kopan parça temiz su geçirmez ağzı kapalı bir plastik torbaya yerleştirilir,
8- Kopan parçanın konduğu torba buz içeren ikinci bir torbanın içine konur,
9- Kopmuş uzuv parçasının konduğu plastik torba ağzı kapatıldıktan sonra, içerisinde
1 ölçek suya 2 ölçek buz konulmuş ikinci bir torbaya ya da kovaya konulur. Bu şekilde,
kopmuş uzuv parçasının buz ile direkt teması önlenmiş ve soğuk bir ortamda taşınması
sağlanmış olur.
10- Torba hasta/yaralı ile aynı vasıtaya konur, üzerine hastanın adı ve soyadını yazılır,
en geç 6 saat içinde sağlık kuruluşuna sevk edilir,
11- Tıbbi birimler haberdar edilir (112).

İç kanamalarda ilkyardım:

İç kanamalar, şiddetli travma, darbe, kırık, silah ile yaralanma nedeniyle oluşabilir.
Hasta/yaralıda şok belirtileri vardır. İç kanama şüphesi olanlarda aşağıdaki
uygulamalar yapılmalıdır;
• Hasta/ yaralının bilinci ve ABC si değerlendirilir.
• Üzeri örtülerek ayakları 30cm yukarı kaldırılır,
• Tıbbi yardım istenir(112),
• Asla yiyecek ve içecek verilmez,
• Hareket ettirilmez (özellikle kırık varsa),
• Yaşamsal bulguları incelenir,
• Sağlık kuruluşuna sevki sağlanır.

Doğal deliklerden çıkan kanamalarda ilkyardım:
Burun kanaması:
 Hasta veya yaralı sakinleştirilir, endişeleri giderilir,
 Oturtulur,

 Başı hafifçe öne eğilir,
 Burun kanatları 5 dakika süre ile sıkılır,
 Uzman doktora gitmesi sağlanır.
Kulak kanaması:
 Hasta veya yaralı sakinleştirilir, endişeleri giderilir,
 Kanama hafifse kulak temiz bir bezle temizlenir,
 Kanama ciddi ise kulağı tıkamadan temiz bezlerle kapanır,
 Bilinci yerinde ise hareket ettirmeden sırt üstü yatırılır, bilinçsiz ise kanayan
kulak üzerine yan yatırılır,
 Kulak kanaması, kan kusma, anüs, üreme organlarından gelen kanamalarda
hasta ya da yaralı kanama örnekleri ile uzman doktora sevk edilir.

Şok nedir?
Kalp-damar sisteminin yaşamsal organlara uygun oranda kanlanma yapmaması
nedeniyle ortaya çıkan ve tansiyon düşüklüğü ile seyreden bir akut dolaşım
yetmezliğidir.
Kaç çeşit şok vardır?
Nedenlerine göre 4 çeşit şok vardır:
 Kardiyojenik şok
 Hipovolemik şok
 Toksik şok
 Anaflaktik şok

Şok belirtileri nelerdir?
 Kan basıncında düşme,
 Hızlı ve zayıf nabız,
 Hızlı ve yüzeysel solunum,
 Göz bebeklerinde ışık refleksi kaybolmuş, anlamsız ve şaşkın bakışlar,
 Soğuk terleme,
 Ciltte solukluk, soğuklu ve nemlilik,
 Endişe, huzursuzluk,
 Baş dönmesi,
 Dudak çevresinde solukluk ya da morarma,
 Susuzluk hissi,
 Bilinç seviyesinde azalma.

Şokta ilkyardım uygulamaları nelerdir?
 Kendisinin ve çevresinin güvenliği sağlanır,
 Hava yolunun açıklığı sağlanır,
 Hasta ya da yaralının mümkün olduğunca temiz hava soluması sağlanır,
 Varsa kanama hemen durdurulur,
 Şok pozisyonu verilir,
 Hasta veya yaralı sıcak tutulur,
 Hareket ettirilmez,
 Hızlı bir şekilde sağlık kuruluşuna sevki sağlanır,
 Hasta veya yaralının endişe ve korkuları giderilerek psikolojik destek
sağlanır.

Şok pozisyonu nasıl verilir?
 Hasta veya yaralı düz olarak sırt üstü yatırılır,
 Hasta veya yaralının bacakları 30 cm kadar yukarı kaldırılarak, bacaklarının
altına destek konulur. (Çarşaf, battaniye, kıvrılmış giysi vb.),
 Üzeri örtülerek ısıtılır,
 Yardım gelinceye kadar hasta veya yaralının yanında kalınır,
 Belli aralıklarla (2-3 dakikada bir) yaşam bulguları değerlendirilir.

YARALANMALARDA İLKYARDIM

Yara nedir?
Bir travma sonucu deri ya da mukozanın bütünlüğünün bozulmasıdır. Aynı
zamanda kan damarların, adale ve sinir gibi yapılar etkilenebilir. Derinin
koruma özelliği bozulacağından enfeksiyon riski artar.
Kaç çeşit yara vardır?
Kesik yaralar:
Bıçak, çakı, cam gibi kesici aletlerle oluşur. Genellikle basit yaralardır.
Derinlikleri kolay belirlenir.
Ezikli yaralar:
Taş, yumruk ya da sopa gibi etkenlerin şiddetli olarak çarpması ile oluşan
yaralardır. Yara kenarları eziktir. Çok fazla kanama olmaz, ancak doku
zedelenmesi ve hassasiyet vardır.
Delici yaralar:
Uzun ve sivri aletlerle oluşan yaralardır. Yüzey üzerinde derinlik hakimdir.
Aldatıcı olabilir, tetanos tehlikesi vardır.
Parçalı yaralar:
Dokular üzerinde bir çekme etkisi ile meydana gelir. Doku ile ilgili tüm
organ, saçlı deride zarar görebilir.
Enfekte yaralar: Mikrop kapma ihtimali olan yaralardır. Enfeksiyon riski
yüksek yaralar şunlardır:
 Gecikmiş yaralar (6 saatten fazla),
 Dikişleri ayrılmış yaralar,
 Kenarları muntazam olmayan yaralar,
 Çok kirli ve derin yaralar,
 Ateşli silah yaraları,
 Isırma ve sokma ile oluşan yaralar.

Yaraların ortak belirtileri nelerdir?
 Ağrı
 Kanama
 Yara kenarının ayrılması

Yaralanmalarda ilkyardım nasıl olmalıdır?
 Yaşam bulguları değerlendirilir (ABC),
 Yara yeri değerlendirilir,
• Oluş şekli
• Süresi

• Yabancı cisim varlığı
• Kanama vb.
 Kanama durdurulur,
 Üzeri kapatılır,
 Sağlık kuruluşuna gitmesi sağlanır,
 Tetanos konusunda uyarı da bulunulur,
 Yaradaki yabancı cisimlere dokunulmamalıdır!

Ciddi yaralanmalar nelerdir?
 Kenarları birleşmeyen veya 2-3 cm olan yaralar,
 Kanaması durdurulamayan yaralar,
 Kas veya kemiğin göründüğü yaralar,
 Delici aletlerle oluşan yaralar,
 Yabancı cisim saplanmış yaralar,
 İnsan veya hayvan ısırıkları,
 Görünürde iz bırakma ihtimali olan yaralar.

Ciddi yaralanmalarda ilkyardım nasıl olmalıdır?
 Yaraya saplanan yabancı cisimler çıkarılmaz (Çıkarılırken çevre doku veya
organlarda ilave hasarlara sebebiyet vermemek için),
 Yarada kanama varsa durdurulur,
 Yaranın iç kısmı kurcalanmamalıdır (Enfeksiyona neden olunabilir),
 Yara temiz bir bezle örtülür (nemli bir bez),
 Yara üzerine bandaj uygulanır,
 Tıbbi yardım istenir (112).

Delici göğüs yaralanmalarında ne gibi sorunlar görülebilir?
Göğsün içine giren cisim, akciğeri yaralar. Bunun sonucunda şu belirtiler
görülebilir:
 Yoğun ağrı
 Solunum zorluğu
 Morarma
 Kan tükürme
 Açık pnomotoraks (Göğüsteki yarada nefes alıyor görüntüsü)

Delici göğüs yaralanmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?
 Hasta veya yaralının bilinç kontrolü yapılır,
 Hasta veya yaralının yaşam bulguları değerlendirilir (ABC),
 Yara üzerine plastik poşet, naylon vb. sarılmış bir bezle kapatılır,
 Nefes alma sırasında yaraya hava girmesini engellemek, nefes verme
sırasında havanın dışarı çıkmasını sağlamak için yara üzerine konan bezin bir
ucu açık bırakılır,
 Hasta veya yaralı bilinci açık ise yarı oturur pozisyonda oturtulur,
 Ağızdan hiçbir şey verilmez,
 Yaşam bulguları sık sık kontrol edilir,
 Açık pnomotoraksta şok ihtimali çok yüksektir. Bu nedenle şok önlemleri
alınmalıdır,
 Tıbbi yardım istenir (112).

Delici karın yaralanmalarında ne gibi sorunlar olabilir?
 Karın bölgesindeki organlar zarar görebilir,
 İç ve dış kanama ve buna bağlı şok oluşabilir,
 Karın tahta gibi sert ve çok ağrılı ise durum ciddidir,
 Bağırsaklar dışarı çıkabilir,
Delici karın yaralanmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?
 Hasta/yaralının bilinç kontrolü yapılır,
 Hasta/yaralının yaşam bulguları kontrol edilir,
 Dışarı çıkan organlar içeriye sokulmaya çalışılmaz, üzerine geniş ve nemli
temiz bir bez örtülür,
 Bilinç yerinde ise sırtüstü pozisyonda bacaklar bükülmüş olarak yatırılır,
 Isı kaybını önlemek için üzeri örtülür,
 Ağızdan yiyecek ya da içecek bir şey verilmez,
 Yaşam bulguları sık sık izlenir,
 Tıbbi yardım istenir(112)
Kafatası ve omurga yaralanmaları neden önemlidir?
Darbenin şiddetine bağlı olarak kafatası boşluğunda yer alan merkezi sinir
sistemi etkilenebilir, bel kemiğindeki yaralanmalarda omurgada ani sıkışma
ya da ayrılma meydana gelebilir. Bunun sonucunda sinir sistemi etkilenerek
bazı olumsuz sonuçlar oluşabilir. Trafik kazalarında ölümlerin %80’i kafatası
ve omurga yaralanmalarından olmaktadır.
Kafatası ve omurga yaralanmalarının çeşitleri nelerdir?
Saçlı deride yaralanmalar: saç derisi kafatası yüzeyi üzerinde kolaylıkla yer
değiştirilebilir ve herhangi bir darbe sonucu kolayca ayrılabilir. Bu durumda
çok fazla miktarda kanama olur, bu nedenle öncelikle kanamanın durdurulması
gereklidir.
Kafatası kırıkları: Kafatası kırıklarında beyin zedelenmesi kemiğin kırılmasından
daha önemlidir. Bu nedenle beyin hasarı bulguları değerlendirilmelidir.
Yüz yaralanmaları: Ağız ve burun yaralanmalarında solunum ciddi şekilde
etkilenebilir ve duyu organları zarar görebilir. Bir yüz yaralanması sonucunda
burun çene kemiği yaralanması görülebilir.
Omurga yaralanmaları: En çok zarar gören bölge bel ve boyun bölgesidir
Ve çok ağrılıdır. Kazalarda en çok boyun etkilenir.
Kafatası omurga yaralanmalarının nedenleri nelerdir?
 Yüksek bir yerden düşme,
 Baş ve gövde yaralanması,
 Otomobil ya da motosiklet kazaları,
 Yıkıntı altında kalma,
Kafası ve omurga yaralanmalarında belirtiler nelerdir?
 Bilinç düzeyinde değişmeler, hafıza değişiklikleri ya da hafıza kaybı
 Başta, boyunda ya da sırta ağrı,
 Elde ve parmaklarda karıncalanma ya da his kaybı,
 Vücudu herhangi bir yerinde tam ya da kısmi hareket kaybı
 Baş ya da bel kemiğinde şekil bozukluğu,
 Burun ve kulaktan beyin omurilik sıvısı ve kan gelmesi,
 Baş boyun ve sırtta dış kanama,
 Sarsıntı,
 Denge kaybı,
 Kulak ve göz çevresinde morluk,
 Gibi belirtiler kafatası ve omurga yaralanmalarında ortaya çıkabilir
Ancak hastada hiçbir belirti olmasa bile:
 Yüz ve köprücük kemiği yaralanmaları alan kazazedeler,

 Tüm düşme vakaları,

 Tüm trafik kazaları

 Bilinci kapalı tüm hasta veya yaralılar,
Aksi ispat edilinceye kadar kafatası ve omurga yaralanması olarak
varsayılmalı ve buna göre müdahale edilmelidir.
Kafatası ve omurga yaralanmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?
 Bilinç kontrolü yapılır,
 Yaşam bulguları değerlendirilir,
 Hemen tıbbi yardım istenir(112)
 Bilinci açıksa hareket etmemesi sağlanır,
 Herhangi bir tehlike söz konusu ise düz pozisyonda sürüklenir,
 Baş- boyun- gövde ekseni bozulmamalıdır,
 Yardım geldiğinde sedyeye baş- boyun- gövde ekseni bozulmadan alınmalıdır,
 Taşınma ve sevk sırasında sarsıntıya maruz kalmaması gerekir,
 Tüm yapılanlar hasta/yaralı hakkındaki bilgiler kaydedilmeli ve gelen ekibe
bildirilmelidir,
 Asla yalnız bırakılmamalıdır.

YANIK, DONMA VE SICAK ÇARPMASINDA İLKYARDIM

Yanık nedir?
Herhangi bir ısıya maruz kalma sonucu oluşan doku bozulmasıdır. Yanık,
genellikle sıcak su veya buhar teması sonucu meydana geldiği gibi,sıcak katı
maddeler ile temas asit/alkali gibi kimyasal maddeler ile temas ,elektrik akımı
etkisi yada radyasyon nedeni ile de oluşabilir.
Kaç çeşit yanık vardır?
Fiziksel yanıklar:
 Isı ile oluşan yanıklar,
 Elektrik nedeni ile oluşan yanıklar,
 Işın ile oluşan yanıklar,
 Sürtünme ile oluşan yanıklar,
 Donma sonucu oluşan yanıklar.
Kimyasal yanıklar:
 Asit alkali madde ile oluşan yanıklar,
Yanığın ciddiyetini belirleyen faktörler nelerdir?
 Derinlik,
 Yaygınlık,
 Bölge,
 Enfeksiyon riski,
 Yaş,
 Solunum yolu ile görülen zarar,
 Önceden var olan hastalıklar.
Yanıklara nasıl derecelendirilir?
1.Derece Yanık: Deride kızarıklık, ağrı, yanık bölgede ödem vardır. Yaklaşık
48 saatte iyileşir.
2.Derece Yanık: Deride içi su dolu kabarcıklar (bül) vardır. Ağrılıdır. Derinin
kendini yenilemesi ile kendi kendine iyileşir.
3.Derece Yanık: Derinin tüm tabakaları etkilenmiştir. Özellikle de kaslar,
sinirler ve damarlar üzerinde etkisi görülür. Beyaz ve kara yaralardan siyah
renge kadar aşamaları vardır. Sinirler zarar gördüğü için ağrı yoktur.

Yanığın vücuttaki olumsuz etkileri nelerdir?
Yanık derinliği yaygınlığı ve oluştuğu bölgeye bağlı olarak organ ve sistemlerde
işleyiş bozukluğuna yol açar. Ağrı ve sıvı kaybına bağlı olarak şok meydana gelir.
Hasta/yaralının kendi vücudunda bulunan mikrop ve toksinlerle iltihap oluşur.

Isı ile Oluşan Yanıklarda İlkyardım İşlemleri Nelerdir?
 Kişi hala yanıyorsa paniğe engel olunur koşması engellenir,
 Hasta/yaralının üzeri battaniye ya da bir örtü ile kapatılır ve yuvarlanması
sağlanır,
 Yaşam belirtileri değerlendirilir (ABC),
 Solunum yolunun etkilenip etkilenmediği kontrol edilir,
 Yanık bölge en az 20dak. Soğuk su altında tutulur (yanık yüzeyi büyükse ısı
kaybı çok olacağından önerilmez),
 Ödem oluşabileceği düşünülerek yüzük, bilezik, saat gibi eşyalar çıkartılır,
 Yanmış alandaki deriler kaldırılmadan giysiler çıkarılır,
 Takılan yerler varsa kesilir,
 Hijyen ve temizliğe dikkat edilir,
 Su toplamış yerler patlatılmaz,
 Yanık üzerine ilaç ya da yanık merhemi gibi maddelerde sürülmemelidir,
 Yanık üzeri temiz bir bez ile örtülür,
 Hasta/yaralı battaniye ile örtülür,
 Yanık bölgeler birlikte bandaj yapılmamalıdır,
 Yanık geniş sağlık kuruluşu uzak ise hasta/yaralının kusması yoksa bilinçli ise
ağızdan sıvı ( bir lt. Su-bir çay kaşığı tuz-bir çay kaşığı karbonat karışımı ) verilerek
sıvı kaybı önlenir,
 Tıbbi yardım istenir (112).

Kimyasal Yanıklarda İlkyardım Nasıl Olmalıdır?

 Deriye temas eden kimyasal maddenin en kısa sürede deriyle teması kesilmelidir,
 Bölge bol tazyiksiz su ile en az 15-20 dakika Yumuşak bir şekilde yıkanmalıdır,
 Giysiler çıkarılmalıdır
 Hasta/yaralı örtülmelidir,
 Tıbbi yardım istenir (112).

Elektrik Yanıklarında İlkyardım Nasıl Olmalıdır?

 Soğukkanlı ve sakin olunmalıdır,
 Hasta/yaralıya dokunmadan önce elektrik akımı kesilmelidir. Akımı kesme
imkanı yoksa tahta çubuk ya da ip gibi bir cisim ile elektrik teması kesilmelidir,
 Hasta/yaralıya ABC ‘Sİ değerlendirilmelidir,
 Hasta/yaralıya su ile müdahale edilmemelidir,
 Hasta/yaralı hareket ettirilmemelidir,
 Hasar gören bölgenin üzeri temiz bir bezle örtülmelidir,
 Tıbbi yardım istenir (112).

Sıcak Çarpması Belirtileri Nelerdir?

Yüksek derece ısı ve nem sonucu vücut ısısının ayarlanmaması sonucu ortaya bazı
bozukluklar çıkar. Sıcak çarpmasının belirtileri şunlardır:

 Adale krampları

 Güçsüzlük, yorgunluk.

 Baş dönmesi
 Davranış bozukluğu, sinirlilik
 Solgun ve sıcak deri
 Bol terleme ( daha sonra azalır)
 Mide kanamaları, kusma, bulantı,
 Bilinç kaybı, hayal görme
 Hızlı nabız.
Sıcak çarpmasında ilkyardım nasıl olmalıdır?
• Hasta serin ve havadar bir yere alınır,
• Giysiler çıkartılır,
• Sırtüstü yatırılarak, kol ve bacaklar yükseltilir,
• Bulantısı yoksa ve bilinci açık ise su ve tuz kaybını gidermek için 1 litre su -1 çay
kaşığı karbonat – 1 çay kaşığı tuz karışımı sıvı ya da soda içirilir.
Sıcak çarpmalarında risk grupları var mıdır?
Sıcak çarpması için özel bir risk grubu bulunmakla beraber, diğer hastalık ya da
yaralanmalar için hassas olan kişiler. Sıcaktan da diğer kişilere göre daha çok
etkilenirler. Bu kişiler:
 Kalp hastaları,
 Tansiyon hastaları,

 Diyabet hastaları,
 Kanser hastaları,
 Normal kilosunun çok altında ve çok üzerinde olanlar,
 Psikolojik ya da psikiyatrik rahatsızlığı olanlar,
 Böbrek hastaları,
 65 yaş üzeri kişiler,
 Hamileler,
 Sürekli bilinçsiz diyet uygulayanlar,
 Yeterli miktarda su içemeyenler.
Sıcak yaz günlerinde sıcak çarpmalarında korunmak için alınması gereken önlemler
nelerdir?
 Özellikle şapka, güneş gözlüğü ve şemsiye gibi güneş ışığından koruyacak
aksesuarlar kullanılmalıdır.
 Mevsim şartlarına uygun, terletmeyen, açık renkli ve hafif giysiler giyilmelidir,
 Vücut temiz tutulmalıdır,
 Her öğünde yeteri miktarda gıda alınmalıdır,
 Gereksiz ve bilinçsiz ilaç kullanılmamalıdır,
 Direk güneş ışığında kalınmamalıdır,
 Kapalı mekânların düzenli aralıklarla havalandırılmasına özen gösterilmelidir.

Donuk Belirtileri Nelerdir?
Aşırı soğuk nedeni ile soğuğa maruz kalan bölgeye yeterince kan gitmemesi ve
dokularda kanın pıhtılaşması ile dokularda hasar oluşur. Donuklar şu şekilde
derecelendirilir:
Birinci derece: En hafif şeklidir. Erken müdahale edilirse hızla iyileşir.
 Deride solukluk, soğukluk hissi olur,
 Uyuşukluk ve halsizlik görülür,
 Daha sonra kızarıklık ve iğneleme hissi oluşur.
İkinci derece: Soğuğun sürekli olması ile belirtiler belirginleşir
 Zarar gören bölgeden gerginlik hissi olur,
 Ödem, şişkinlik, ağrı ve içi su dolu kabarcıklar(bol)meydana gelir,
 Su toplanması iyileşirken siyah kabuklara dönüşür.
Üçüncü derece: Dokuların geriye dönülmez biçimde hasara uğramasıdır.
 Canlı ve sağlıklı deriden kesin hatları ile ayrılan siyah bir bölge oluşur.
Donukta ilkyardım nasıl olmalıdır?
 Hasta/yaralı ılık bir ortama alınarak soğukla teması kesilir,
 Sakinleştirilir, kesin istirahat alınır ve hareket ettirilmez,
 Kuru giysiler giydirilir,
 Sıcak içecekler verilir,
 Su toplanmış bölgeler patlatılmaz, bu bölgelerin üstü örtülür,
 Donuk bölge ovulmaz, kendi kendine ısınması sağlanır,
 El ve ayak doğal pozisyonda tutulur,
 Isınma işleminden sonra hala hissizlik varsa bezle bandaj yapılır,
 El ve ayaklar yukarı kaldırılır,
 Tıbbi yardım istenir(112).

KIRIK, ÇIKIK VE BURKULMALARDA İLKYARDIM

Kırık nedir?
Kırık kemik bütünlüğünün bozulmasıdır. Kırıklar darbe sonucu yada
kendiliğinden oluşabilir. Yaşlılık ile birlikte kendiliğinden kırık oluşma riski
artar.
Kaç çeşit kırık vardır?
Kapalı kırık: Kemik bütünlüğü bozulmuştur. Ancak deri sağlamdır.
Açık kırık: Deri bütünlüğü bozulmuştur. Kırık uçları dışarı çıkabilir. Beraberinde
kanama ve enfeksiyon tehlikesi taşırlar.
Kırık belirtileri neler olabilir?
 Hareket ile artan ağrı,
 Şekil bozukluğu,
 Hareket kaybı,
 Ödem ve kanama nedeniyle morarma,
 Ağrılı bölgelerin tespiti için elle muayene gerekir.
Kırığın yol açabileceği olumsuz durumlar nelerdir?
 Kırık yakınındaki damar, sinir, kaslarda yaralanma ve sıkışma,( kırık bölgede
nabız alınmaması, solgunluk, soğukluk)
 Parçalı kırıklarda kanamaya bağlı şok.
Kırıklarda ilkyardım nasıl olmalıdır?
 Hayatı tehdit eden yaralanmalarda öncelik verilir,
 Hasta/yaralı hareket ettirilmez, sıcak tutulur,
 Kol etkilenmişse yüzük ve saat gibi eşyalar çıkarılır(aksi takdirde gelişebilecek
ödem, doku, renk, hareket ve duyarlılık kontrol edilir.
 Kırık şüphesi olan bölge ani hareketlerden kaçınılarak bir alt ve bir üst
eklemlerinde içine alacak şekilde tespit edilir. Tespit malzemeleri, sopa, tahta,
karton gibi sert malzemelerden yapılmış olmalı ve kırık kemiği alt ve üst eklemlerini
içine alacak uzunlukta olmalıdır.
 Açık kırıklarda tespitten önce yara temiz bir bezle kapatılmalıdır.
 Kırık bölgelerde sık aralıklarla nabız, derinin rengi ve ısısı kontrol edilir,
 Kol ve bacaklar yukarıda tutulur.
 Tıbbi yardım istenir (112)

Burkulma nedir?
Eklem yüzeylerinin anlık olarak ayrılmasıdır. Zorlamalar sonucu oluşur.

Burkulma belirtileri nelerdir?
 Burkulan bölgede ağrı
 Kızarma, şişlik,
 İşlev kaybı.
Burkulmalarda ilkyardım nasıl olmalıdır?
 Sıkıştırıcı bir bandajla burkulan eklem tespit edilir,
 Şişliği azaltmak için bölge yukarı kaldırılır,
 Hareket ettirilmez,
 Tıbbi yardım istenir (112).
Çıkık nedir?
Eklem yüzeylerinin kalıcı olarak ayrılmasıdır. Kendiliğinden normal konuma dönemez.

Çıkık belirtileri nelerdir?
 Yoğun ağrı,
 Şişlik ve kızarıklık,
 İşlev kaybı,
Çıkıkta ilkyardım nasıl olmalıdır?
 Eklem aynen bulunduğu şekilde tespit edilir,
 Çıkık yerine oturtulmaya çalışılmaz,
 Hasta/yaralıya ağızdan hiçbir şey verilmez,
 Bölgede nabız, deri rengi ve ısısı kontrol edilir,
 Tıbbi yardım istenir (112).

Kırık çıkık ve buruklarda tespit nasıl olmalıdır?
Tespit için ilkyardımcı elde olan malzemeleri kullanır. bunlar üçgen sargı, rulo sargı,
battaniye, hırka, eşarp, kravat vb. Tahta, karton vb. malzemeleri olabilir.
Tespit sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?
 Tespit yapılırken yaralı bölge sabit tutulmalıdır,

 Yara varsa üzeri temiz bir bezle kapatılmalıdır,

 Tespit edilecek bölge önce yumuşak malzemeyle kaplanmalıdır.

 Yaralı bölge nasıl bulunduysa öyle tespit edilmelidir, düzeltilmeye çalışılmamalıdır,

 Tespit kırık, çıkık ve burkulmanın üstündeki ve altındaki kalan eklemleri de içerecek
şekilde yapılmalıdır.
Tespit yöntemleri nelerdir?
Kol ve köprücük kemiği kırığının tespiti:
 Koltuk altına yumuşak malzeme yerleştirilir,
 Kol askısı yerleştirilir,
• Üçgen bandaj yaralının gövdesinin üzerinde, üçgenin tepesi dirsek tarafına taban:
Gövdeyle aynı hizada olacak şekilde yerleştirilir,
• El dirsek hizasında bükülü olarak göğsün alt kısmına yerleştirilir, üçgen bandajın
iki ucu yaralının boynuna düğümlenir. Tespit edilen elin parmakları görülebilir şekilde
olmalıdır.
• Kol askısı desteği, göğüs boşluğu ve yaralı kol üzerine yerleştirilir (geniş dış
bandajda yerleştirilebilir)böylelikle vücuda yapışık bir şekilde yaralı kol ve omuz eklemi
sabitlenmiş olur.

Pazı kemiği kırığının tespiti
 Sert tespit malzemesi ile yapılır.
 Kırık kemiği tespit edecek olan malzemeler yerleştirilmeden önce kolun altına
(koltuk boşluğundan yararlanılarak) iki şerit yerleştirilir.
 Malzemelerden kısa olanı koltuk altından itibaren dirseği içine alacak şekilde
yerleştirilir,
 Uzun olanı omuz ile dirseği içine alacak şekilde yerleştirilir,
 Daha önceden yerleştirilen şeritlerle bağlanarak tespit edilir. Şeritler çok kısa
bağlanmamalıdır.
 Dirseği tespit için kol askısı takılır,
 Omuz tespiti için göğüs ve yaralı kol üzerinden geniş kumaş şerit veya üçgen
bandaj uygulanır.

Dirsek kırığının tespiti:
 Kol gergin vaziyette bulunduysa, hastanın vücudu boyunca gergin ve deri ile arası
yumuşak malzemeyle doldurulmuş tespit malzemeleri yardımıyla tespit edilir,
 Eğer bükülmüş vaziyette bulunduysa bir kol askısı desteği ile tespit edilir,

Kol askısıyla ön kol, bilek ve el tespiti:
 Kırık dirsek ve bilek ekleminim hareketini anlamak için yaralı ön koltuk altına
üçgen kol askısı yerleştirilir. Hasta /Yaralının boynunu arkasına üçgenin iki ucu
düğümlenir,
 Aşırı hareket etmesini engellemek için geniş bir bandaj yardımıyla gövdeye
bağlanır.
 Dirsek kemiği ve / veya Ön kol kemiği kırığından sert malzemelerle tespit:
 Ön kolun altına iki şerit yerleştirilir
 Yumuşak maddeyle desteklenmiş sert tespit malzemelerinden biri parmak
diplerinden dirseğe kadar içe doğru elin dış yüzünden dirseğe gelecek şekilde dışa
konarak tespit edilir,
 Daha önce yerleştirilen şeritlerle bağlanır. Fazla sıkılmamalıdır,
 Dirsek eklemlerini tespit için kol askısı takılır,
 Bilek kemiklerinde veya el tarak kemiğinde, bölgeyi bir kol askısı ile tespit yeterlidir,
 Parmak kemiği kırıkları ile çıkığı ayırt etmek zordur. Tespit için, bir tespit malzemesi
ile yaralı parmak, yanındaki sağlıklı bandaj yapılabilir.
Pelvis Kemiği Kırığının Tespiti:
 Her iki bacak arasına bir dolgu malzemesi konur,
 8 şeklindeki bir bandaj ile bilekler tespitlenir,
 Doğal boşlukların altında (dizler ve bilekler ) bandajları kaydırmak ve iki tanesi
kalça ve dizler arasında diğer ikisi dizler ve bilekler arasında olacak şekilde düğümlenerek
tespit edilir. Bütün düğümler aynı tarafta olmalıdır.

Uyluk kemiği kırığının tespiti:
Sert tespit malzemesi ve sağlam bacağı (ikinci bir tespit malzemesi gibi) kullanarak
tespit etme:
 Bir el ayağın üst kısmına, diğeri bileğe konularak yaralı bacak tutulur ve sağlam
bacakla bir hizaya getirmek için yavaşça çekilir. Aynı zamanda hafif bir döndürme de uygulanır,

 Her iki bacak arasına(dizler ve bilekler) bir dolgu malzemesi konur,

 8 şeklinde bir bandaj ile bilekler sabitlenir,

 Yaralının vücudunun altından kımıldatmaksızın doğal boşlukları kullanarak bel, diz
ve bilekleri n arkasına 7 kumaş şerit (veya benzeri) geçirilir.

 Yumuşak malzemeyle desteklenmiş sert tespit malzemesi, koltuk altından ayağa
kadar yerleştirilir ve ayaklardan yukarı doğru bağlanır,

 Düğümler tespit malzemesi üzerine atılarak bandajla bağlanır,

 Bilek hizasındaki bandaj öncekinin üzerine 8 şeklinde bağlanır,

 Sert tespit malzemesi bulunmaması halinde, sağlam bacağı tek destek olarak
kullanarak geniş bandajlarla tespit edilir.
Diz kapağı kırığının tespiti:
 Geniş bandajlar yardımı ile iki bacağı birleştirerek diz kapağı tespit edilir. Dizin
üst ve altında kalan bandajları sıkarken dikkatli olunmalıdır,
 Geniş ve sert tespit malzemesi varsa kalan kalçadan ayağa kadar yaralı bacağın
altına yerleştirilir ve iki tane kalça ve diz arasında iki tanede diz ile bilek arasında
olmak üzere geniş yerleştirilir ve iki tane kalça ve diz arasında iki tanede diz ile bilek
arasında olmak üzere geniş bandajlarla bağlanabilir. Bunun üzerine eklemi sabitlemek
amacıyla 8 şeklinde bir bandaj sarılır.
Kaval kemiği kırığının tespiti: (uyluk kemiği kırığı tespitindeki gibidir.)
 Bacaklar tutulur ve yavaşça çekilir,
 Doğal boşluklar kullanılarak (dizlerin altı, bileklerinin altı) yaralı bacağın altından
kumaş şeritler geçirilir,
 Uygun bir şekilde yumuşak dolgulu malzemesi ile desteklenmiş tespit malzemelerinden
biri iç tarafta kalacak ayağa kadar diğer tarafta kalçadan ayağa kadar yerleştirilir,
 Ayaklardan başlanarak şeritler dış tespit malzemesi üzerinde düğümlenerek bağlanır.
Bilek hizasındaki bandaj ayak tabanı üzerine 8 şeklinde düğümlenir.
Bileğin/ ayağın tespiti:
 Yaralının ayakkabıları çıkartılmadan bağları çözülür,
 Bilek seviyesinde sarılmış 8 şeklinde bir bandajla her iki ayak birlikte tespit edilir ve
yumuşak malzemeler ile iyice kaplanmış (rulo yapılmış bir battaniye) bir yüzeye dayamak
sureti ile bacakları yukarıda tutmak gerekir.

BİLİNÇ BOZUKLUKLARINDA İLKYARDIM

Bilinç bozukluğu/ bilinç kaybı nedir?
Beynin normal faaliyetlerindeki bir aksama nedeni ile uyku halinden (bilinç bozukluğu)
başlayarak hiç bir uyarıya cevap vermeme (bilinç kaybı) haline kadar giden ve bilincin
kısmen ya da tamamen kaybolması ile sonuçlanan durumdur.
Bayılma (Senkop): Kısa süreli, yüzeysel ve geçici bilinç kaybıdır. Beyne giden kan akışının
azalması sonucu oluşur.
Koma: Yutkunma ve öksürük gibi reflekslerin ve dışarıdan gelen uyarılara karşı tepkinin
azalması ya da yok olması ile ortaya çıkan uzun süreli bilinç kaybıdır.
Bilinç kaybı nedenleri nelerdir?
Bayılma Nedenleri:
 Korku, aşırı heyecan,
 Sıcak, yorgunluk,
 Kapalı ortam, kirli hava
 Aniden ayağa kalkma,
 Kan şekerinin düşmesi,
 Şiddetli enfeksiyonlar.
Koma Nedenleri:
 Düşme veya şiddetli darbe,
 Özellikle kafa travmaları,
 Zehirlenmeler,
 Aşırı alkol, uyuşturucu kullanımı,
 Şeker hastalığı,
 Karaciğer hastaları,
 Havale gibi ateşli hastalıklar.
Bilinç Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?
Bayılma (Senkop) belirtileri:
 Baş dönmesi, baygınlık, yere düşme,
 Bacaklarda uyuşma,
 Bilinçte bulanıklık,

 Yüzde solgunluk,
 Üşüme, terleme,
 Hızlı ve zayıf nabız.
Koma Belirtileri:
 Yutkunma, öksürük gibi tepkilerin kaybolması,
 Sesli ve ağrılı dürtülere tepki olmaması,
 İdrar ve alta kaçırma.
Bilinç bozukluğu durumunda ilkyardım nasıl olmalıdır?
Kişi başının döneceğini hissederse;
 Sırt üstü yatırılır. Ayakları 30 cm kaldırılır,
 Sıkan giysileri gevşetilir,
 Kendini iyi hissedinceye kadar dinlenmesi sağlanır.
Eğer kişi bayıldı ise:
 Sırt üstü yatırılarak ayakları 30cm kaldırılır,
 Solunum yolu açıklığı kontrol edilir ve açıklığın korunması sağlanır,
 Sıkan giysileri gevşetilir,
 Kusma varsa yan pozisyonda tutulur,
 Solunum kontrol edilir,
 Etraftaki meraklılar uzaklaştırılır.
Bilinç kapalı ise:
 Hasta/yaralının yaşam bulguları değerlendirilir (ABC),
 Hasta/yaralıya koma pozisyonu verilir,
 Yardım çağrılır (112)
 Sık sık solunum ve nabız kontrol edilir,
 Yardım gelinceye kadar yanında beklenir.
Koma pozisyonu (yarı yüzükoyun-yan pozisyon) nasıl verilir?
 Sesli veya omzundan hafif sarsarak uyarı verilerek bilinç kontrol edilir,

 Sıkan giysileri gevşetilir,
 Ağız içinde yabancı cisim olup olmadığı kontrol edilir,
 Bak, dinle, hisset yöntemi ile solunum kontrol edilir,
 Şah damarlarından nabız kontrol edilir,
 Hasta/yaralının döndürüleceği tarafa diz çökülür,
 Hasta/yaralının karşı tarafa kalan kolu karşı omzuna uzatılır,
 Karşı taraftaki bacağı dik açı yapacak şekilde kıvrılır,
 İlkyardımcıya yakın kolu baş hizasında omuzdan yukarı uzatılır,
 Karşı taraf omuz ve kalçasından tutularak bir hamlede çevrilir,
 Üstteki bacak kalça dizden bükülerek öne doğru destek yapılır,
 Alttaki bacak hafif dizden bükülerek arkaya destek yapılır,
 Başı uzatılan kolun üzerine yarı pozisyonda hafif öne eğik konur,
 Tıbbi yardım (112) gelinceye kadar bu pozisyonda tutulur,
 3-5 dakika ara ile solunum ve nabız kontrol edilir
Havale nedir?
Sinir sisteminin merkezindeki bir tahriş (İrritasyon) nedeniyle beyinde meydana gelen elektriksel
boşalmalar sonucu oluşan durumdur. Vücudun adale sisteminde özellikle el ve ayaklarda kontrol
edilemeyen kasılmalar gözlenir.
Havale nedenleri nelerdir?
 Kafa travmasına bağlı beyin yararlanmaları,
 Beyin enfeksiyonları,
 Yüksek ateş,
 Bazı hastalıklar.

Nedenlerine göre havale çeşitleri nelerdir?
 Ateş nedeniyle oluşan havale,
 Sara krizi (Epilepsi).

Ateş nedeniyle oluşan havale nedir?
 Herhangi bir ateşli hastalık sonucu vücut sıcaklığının 38۫ C’nin üstüne çıkmasıyla oluşan havaledir.
 Genellikle 6 ay – 6 yaş arasındaki çocuklarda sık rastlanır.

Ateş nedeniyle oluşan havale ilkyardım nasıl olmalıdır?
 Öncelikle hasta ıslak havlu ya da çarşafa sarılır.
 Ateş bu yöntemle düşmüyorsa oda sıcaklığında bir küvete sokulur.
 Tıbbi yardım istenir (112).

Sara krizi (Epilepsi) nedir?
Kronik bir hastalıktır. Doğum sırasında yada daha sonra herhangi bir nedenle beyin zedelenmesi
oluşan kişilerde gelişir. Her zaman tipik sara krizi karakterinde olmasa da bazı belirtilerle
tanınır. Sara krizini davet eden bazı durumlar olabilir. Örneğin uzun süreli açlık, uykusuzluk,
aşırı yorgunluk, kullanılan ilaçların doktor izni dışında kesilmesi ya da değiştirilmesi, hormonal
değişiklikler sara krizinin ortaya çıkmasına neden olabilir. Bazı durumlarda sara krizi, madde
bağımlılarının geçirdiği madde yoksunluk krizi ile karıştırılabilir.
Sara krizinin belirtileri nelerdir?
 Hastada sonradan oluşan ve ön haberci denilen; normalde olmayan korkuları alma, adale
kasılmaları gibi ön belirtiler oluşur,
 Bazen hasta bağırır, şiddetli ve ani bir şekilde bilincini kaybederek yığılır,
 Yoğun ve genelde adale kasılmaları görülebilir, 10-20 saniye kadar nefesi kesilebilir,
 Dokularda ve yüzde morarma gözlenir,
 Ardından kısa ve genel adale kasılması, sesli nefes alma, aşırı tükürük salgılanması, altına
kaçırma görülebilir,
 Hasta dilini; ısırabilir, başını yere çarpıp yaralayabilir, aşırı kontrolsüz hareketler gözlenir,
 Son aşamasında hasta uyanır, şaşkındır. Nerde olduğundan habersiz uykulu bir hali vardır.

Sara krizinde ilkyardım nasıl olmalıdır?
 Olayla ilgili güvenlik önlemleri alınır (Örneğin kişi yol ortasında kriz geçiriyorsa olay yerindeki
trafik akışı kesilmelidir.),

 Kriz, kendi sürecini tamamlamaya bırakılır,

 Hasta bağlanmaya çalışılmaz,

 Kilitlenmiş çene açılmaya çalışılmaz,

 Genel olarak yabancı herhangi bir madde kullanılmaz, koklatılmaz ya da ağızdan herhangi
bir yiyecek içecek verilmez,

 Kendisini yaralamamasına dikkat edilir,

 Başını çarpmasına engellemek için başın altına yumuşak bir malzeme konur,

 Yaralanmaya neden olabilecek gereçler etraftan kaldırılır,

 Sıkan giysiler gevşetilir,

 Kusmaya karşı tedbirli olunur,

 Düşme sonucu yaralanma varsa gerekli işlemler yapılır,

 Tıbbi yardım istenir (112).

Kan şekeri düşüklüğü nedir?
Herhangi bir nedenle vücutta glikoz eksildiği zaman ortaya çıkan belirtilerdir.
Kan şekerinin düşmesinin belirtileri nelerdir?
 Korku,
 Terleme,
 Hızlı nabız,
 Titreme,
 Aniden acıkma,
 Yorgunluk,
 Bulantı.
Kan şekeri düşüklüğü yavaş ve uzun sürede oluşursa hangi belirtiler görülür?
 Baş ağrısı,
 Görme bozukluğu,
 Uyuşukluk,
 Zayıflık,
 Konuşma güçlüğü,
 Kafa karışıklığı,
 Sarsıntı ve şuur kaybı.

Kan şekeri düşmesinde ilkyardım nasıl olmalıdır?
 Hastanın ABC’si değerlendirilir,
 Hastanın bilinci yerinde ve kusmuyorsa ağızdan şeker, şekerli içecekler verilir, fazla şekerin
bir zararı olmaz. (Ayrıca belirtiler fazla şekerden meydana gelmiş ise bile fazladan şeker
verilmesi, hastanın düşük kan şekeri düzeyinde kalmasından daha az zararlı olacaktır. Çünkü
düşük kan şekeri, beyinde ve diğer hayati organlarda kalıcı zararlara neden olabilir.)
 15-20 dakikada belirtiler geçmiyorsa sağlı kuruluşuna gitmesi için yardım çağrılır. Hastanın
bilinci yerinde değilse koma pozisyonu verilerek tıbbi yardım çağrılır (112).

Göğüste kuvvetli ağrı nedenleri nelerdir?
Göğüste kuvvetli ağrı nedenleri arsında en sık angina pektoris ve miyokart enfarktüsü görülür.
Her ikisi de kalp kasının belli bir yerine gönderilen kanın azalması sonucu oluşur.
Göğüste kuvvetli ağrı belirtileri nelerdir?
Kalp Spazmı (Angina Pektoris) belirtileri:
 Sıkıntı veya nefes darlığı olur,
 Ağrı hissi; genellikle göğüs ortasında başlar, kollara, boynuna, sırta ve çeneye doğru ilerler
 Sıklıkla fiziksel hareket, fiziksel zorlama, heyecan, üzüntü ya da fazla yemek sonucu ortaya çıkar,
 Kısa sürelidir, ağrı yaklaşık 5-10 dakika kadar sürer,
 Ağrı, istirahat ile durur, istirahat halindeyken görülmesi ciddi bir durumu gösterir,
 Nefes alıp vermekte ağrının şekli ve şiddeti değişmez.

Kalp Krizi (Miyokart Enfarktüsü) belirtileri:
 Hasta ciddi bir ölüm korkusu ve yoğun sıkıntı hisseder, terleme, mide bulantısı, kusma
gibi bulgular görülür,
 Ağrı; göğüs ya da mide boşluğunun herhangi bir yerinde, sıklıkla kravat bölgesinde
görülür, omuzlara, boyuna, çeneye ve sol kola yayılır,
 Süre ve yoğunluk olarak kalp spazmı (angina pektoris) ağrısına benzemekle birlikte
daha şiddetli ve uzun sürelidir,
 En çok hazımsızlık, gaz sancısı veya kas ağrısı şeklinde belirti verir bu nedenle bu tür
rahatsızlıklarla karıştırılır (Bu tür gaz ya da kas ağrıları, aksi ispat edilinceye kadar kalp
krizi olarak düşünülmelidir),
 Nefes alıp vermekle ağrının şekli ve şiddeti değişmez.

Göğüs ağrısında ilkyardım nasıl olmalıdır?
 Hastanın yaşamsal bulguları kontrol edilir (ABC),
 Hasta hemen dinlenmeye alınır, sakinleştirilir,
 Yarı oturur pozisyon verilir,
 Kullandığı ilaçları varsa almasına yardım edilir,
 Yardım istenerek (112) sağlık kuruluşuna gitmesi sağlanır,
 Yol boyunca yaşam bulguları izlenir.

ZEHİRLENMELERDE İLKYARDIM

Zehirlenme nedir?
Vücuda zehirli (toksik) bir maddenin girmesi sonucu normal fonksiyonların bozulmasıdır.
Vücuda dışarıdan giren bazı yabancı maddeler, vücudun yaşamsal fonksiyonlarına
zarar verebileceğinden zehirli (toksik) olarak kabul edilir.
Zehirlenmelerde genel belirtiler nelerdir?
 Sindirim sistemi bozuklukları: Bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal
 Sinir sistemi bozuklukları: Bilinç kaybı, havale, rahatsızlık hissi, hareketlerde
uyumsuzluk
 Solunum sistemi bozuklukları: Nefes darlığı, morarma, solunum durması
 Dolaşım sistemi bozuklukları: Nabız bozukluğu, kalp durması

Zehirlenme hangi yollarla meydana gelir?
Zehirlenme yolları üç grupta toplanır:

Sindirim yolu: En sık rastlanan zehirlenme yoludur. Sindirim yoluyla alınan
zehirler genellikle ev ya da bahçede kullanılan kimyasal maddeler, zehirli
mantarlar, bozuk besinler, ilaç ve aşırı alkoldür.
Solunum yolu: Zehirli maddenin solunum yolu ile alınmasıyla oluşur. Genellikle
karbon monoksit (tüp kaçakları, şofben, bütan gaz sobaları), lağım çukuru veya
kayalarda biriken karbondioksit havuz hijyeninde kullanılan klor, yapıştırıcılar,
boyalar, ev temizleyicileri gibi maddeler ile oluşur.
Cilt yolu: Zehirli madde vücuda direk, deri aracılığı ile girer. Bu yolla olan
zehirlenmeler böcek sokmaları, hayvan ısırıkları, ilaç enjeksiyonları, saç boyaları,
zirai ilaçlar gibi zehirli maddelerin deriden emilmesi ile oluşur.
Sindirim yoluyla oluşan zehirlenmelerde ilkyardım nasıl olmalıdır?
 Bilinç kontrolü yapılır,
 Ağız zehirli madde ile temas etmişse su ile çalkalanır, zehirli madde ele
temas etmişse el sabunlu su ile yıkanır,
 Yaşam bulguları değerlendirilir,
 Kusma, bulantı, ishal gibi belirtiler değerlendirilir,
 Kusturulmaya çalışılmaz, özellikle yakıcı maddelerin alındığı durumlarda
hasta asla kusturulmaz,
 Bilinç kaybı varsa koma pozisyonu verilir,
 Üstü örtülür,
 Tıbbi yardım istenir (112),
 Olayla ilgili bilgiler toplanarak kaydedilir;
• Zehirli maddenin türü nedir?
• İlaç ya da uyuşturucu alıyor mu?
• Hasta saat kaçta bulundu?
• Evde ne tip ilaçlar var?

Solunum yolu ile zehirlenmelerde ilkyardım nasıl olmalıdır?
 Hasta temiz havaya çıkarılır ya da cam kapı açılarak ortam havalandırılır?
 Yaşamsal belirtiler değerlendirilir (ABC),
 Yarı oturur pozisyonda tutulur?
 Bilinç kapalı ise koma pozisyonu verilir,
 Tıbbi yardım istenir (112),
 İlkyardımcı müdahale sırasında kendini ve çevresini korumak için gerekli
önlemleri almalıdır,
 Solunumu korumak için maske ve ıslak bez kullanılır,
 Elektrik düğmeleri ve diğer elektrikli aletler ve ışıklandırma cihazları kullanılmaz,
 Yoğun duman varsa hastayı dışarı çıkarmak için ip kullanılmalıdır,
 Derhal itfaiyeye haber verilir (110).

Cilt yolu ile oluşan zehirlenmelerde ilkyardım nasıl olmalıdır?
 Yaşam bulguları değerlendirilir,
 Ellerin zehirli madde ile teması önlenmelidir,
 Zehir bulaşmış giysiler çıkartılır,
 15-20 dakika boyunca deri bol suyla yıkanmalıdır,
 Tıbbi yardım istenir (112).

Zehirlenmelerde genel ilkyardım kuralları nelerdir?
 Zehirlenmeye neden olan maddeyi öğrenmeye çalışmalı, varsa maddenin
ambalajı sağlık kuruluşuna götürülmeli,

 Zehirlenmeye neden olan maddeyi ortamdan uzaklaştırmalı,

 H/Y ABC yönünden değerlendirilmeli,

 Asit, alkali içilmesi veya bilincin kapalı olduğu durumlarda kusturulmamalı,

 Vücuda bulaşmış bir şey varsa açık havaya çıkartılmalı,

 Tıbbi yardım istenmeli (112)

Şofben Kazları
 Şofben sıcak su temini amacıyla yaygın olarak kullanılmaktadır.
 Elektrikle çalışanlar daha çok termostat arızası nedeniyle kazan patlamalarına
sebep olabilmekte, kişiler sıcak su yanıkları ile karşılaşılabilmektedir.
 LPG ile çalışan şofbenler de bazen kazlara sebep olmaktadır.
 Bu kazalar ortamdaki oksijenin yanma sırasında tüketilmesine bağlıdır.
 LPG zehirli değildir. Ancak 6m³’den küçük, iyi havalandırılmamış mekânlarda
şofben kullanıldığında, ortamdaki oksijen süratle tükenmekte, kişiler bu yüzden
havasızlıktan boğularak kaybedilmektedir.

Şofben Kazalarında İlkyardım
 Kişi ortamdan uzaklaştırılır
 Hareket ettirilmez
 Hava yolu açıklığı ve solunumu kontrol edilir
 112 aranarak durum bildirilir

Alınması Gereken Önlemler Nelerdir?
 Banyo içerden kilitlenmemeli
 Şofben iyi çeken bir bacaya bağlanmalı
 Şofbenin olduğu yere bolca hava girişi sağlanmalı
 Şofben ile tüp arasındaki hortum 125 cm’den uzun olmamalı
 Banyodan uzun süre çıkmayan kişi kontrol edilmeli

Karbon monoksit Zehirlenmesi
 Endüstriyel merkezlerde önemli bir sorundur.
 Eski motorlara ait egzoz gazları, gaz ve kömür ısıtıcıları, mangal kömürleri,
kuyular ve derin çukurlarda bulunur.
 Karbon monoksit; renksiz, kokusuz, havadan hafif ve rahatsız edici
olamayan bir gazdır.
 Hemoglobine bağlanma kapasitesi oksijenden 280 kat daha fazladır.

Karbon monoksit Zehirlenmesinde Belirtiler
 Aşırı yorgunluk, keyifsizlik, grip benzeri durum,
 Bulantı, baş dönmesi, kusma, karıncalanma,
 Koma, nöbetler, solunum durması,
 Göğüs ağrısı, çarpıntı, hipotansiyon, kalp durması,
 Cilt ve tırnaklar kısa süreli kiraz kırmızısı renk alabilir.

Karbon monoksit Zehirlenmesinde İlkyardım
 Kişi ortamdan uzaklaştırılır,
 Hareket ettirilmez,
 Hava yolu açıklığı ve solunumu kontrol edilir,
 112 aranarak durum bildirilir.

HAYVAN ISIRMALARINDA İLKYARDIM

Hayvan ısırmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?
 Hasta/yaralı yaşamsal bulgular yönünden değerlendirilir (ABC),
 Hafif yaralanmalarda yara 5 dakika süreyle sabun ve soğuk suyla
yıkanır,
 Yaranın üstü temiz bir bezle kapatılır,
 Ciddi yaralanma ve kanama varsa yaraya temiz bir bezle basınç
uygulanarak kanama durdurulmalıdır,
 Derhal tıbbi yardım istenmeli (112),
 Hasta kuduz ve/veya tetanos aşısı için uyarılmalıdır.

Arı sokmalarının belirtileri nelerdir?
Belirtiler kısa sürer. Acı, şişme, kızarıklık gibi lokal belirtiler olur. Arı
birkaç yerden soktuysa, nefes borusuna yakın bir yerden soktuysa ya
da kişi alerjik bünyeli ise tehlikeli olabilir.

Arı sokmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?
 Yaralı bölge yıkanır,
 Derinin üzerinden görülüyorsa arının iğnesi çıkarılır,
 Soğuk uygulama yapılır,
 Eğer ağızdan sokmuşsa ve solunumu güçleştiriyorsa buz emmesi
sağlanır,
 Ağız içi sokmalarında ve alerji hikâyesi olanlarda tıbbi yardım
istenir (112).

Akrep sokmalarının belirtileri nelerdir?
 Kuvvetli bir lokal reaksiyon oluşturur.
 Ağrı
 Ödem
 İltihaplanma, kızarma, morarma
 Adale krampları, titreme ve karıncalanma
 Huzursuzluk, havale gözlenebilir.

Akrep sokmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?
 Sokmanın olduğu bölge hareket ettirilmez,
 Yatar pozisyonda tutulur,
 Yaraya soğuk uygulama yapılır,
 Kan dolaşımını engellemeyecek şekilde bandaj uygulanır,
 Yara üzerine hiçbir girişim yapılmaz.

Yılan sokmalarının belirtileri nelerdir?
 Lokal ve genel belirtiler verir
 Bölgede morlu, iltihaplanma (1-2 hafta sürer)
 Kusma, karın ağrısı, ishal gibi sindirim bozuklukları
 Aşırı susuzluk
 Şok, kanama
 Psikolojik bozukluklar
 Kalpte ritim bozukluğu, baş ağrısı ve solunum düzensizliği

Yılan sokmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?
 Hasta sakinleştirilip, dinlenmesi sağlanır,
 Yara su ile yıkanır,
 Yaraya yakın olan bölgede baskı yapabilecek eşyalar (yüzük, bilezik
vb.) çıkarılır,
 Yara baş ve boyunda ise yara çevresine baskı uygulanır,
 Kol ve bacaklarda ise yara üstünden dolaşımı engellemeyecek
şekilde bandaj uygulanır (Turnike uygulanmaz),
 Soğuk uygulama yapılır,
 Yara üzerine herhangi bir girişimde bulunulmaz (yara emilmez),
 Yaşamsal bulgular izlenir,
 Tıbbi yardım istenir (112).

Deniz canlıları sokmasında belirtiler nelerdir?
 Çok ciddi değildir. Lokal ve genel belirtiler görülür.
 Kızarma
 Şişme
 İltihaplanma
 Sıkıntı hissi
 Huzursuzluk
 Havale
 Baş ağrısı

Deniz canlıları sokmasında ilkyardım nasıl olmalıdır?
 Yaralı bölge hareket ettirilmez,
 Batan diken varsa ve görünüyorsa çıkartılır,
 Sıcak uygulama yapılır,
 Etkilenen bölge ovulmamalıdır.

GÖZ, KULAK VE BURUNA YABANCI CİSİM KAÇMASINDA İLKYARDIM

Göze yabancı cisim kaçmasında ilkyardım nasıl olmalıdır?
Toz gibi küçük madde ise;
 Göz ışığa doğru çevrilir ve alt göz kapağı içine bakılır,
 Gerekirse üst göz kapağı açık tutulur,
 Nemli temiz bir bezle çıkarılmaya çalışılır,
 Hastaya gözünü kırpıştırması söylenir,
 Göz ovulmamalıdır,
 Çıkmıyorsa sağlık kuruluşuna gitmesi sağlanır.

Bir cisim batması varsa ya da meta cisim kaçmışsa;
 Gerekmedikçe hasta yerinden oynatılmaz,
 Göze hiçbir şekilde dokunulmaz,
 Tıbbi yardım istenir (112),
 Hastanın göz uzmanı olan bir sağlık kuruluşuna gitmesi
sağlanır.

Kulağa yabancı cisim kaçmasında ilkyardım nasıl olmalıdır?
 Kesinlikle sivri ve delici bir cisimle müdahale edilmez,
 Su değdirilmez,
 Tıbbi yardım istenir (112).

Buruna yabancı cisim kaçmasında ilkyardım nasıl olmalıdır?
 Burun duvarına bastırarak kuvvetli bir nefes verme ile cismin
atılması sağlanır,
 Çıkmazsa tıbbi yardım istenir (112).

BOĞULMALARDA İLKYARDIM

Boğulma nedir?
Boğulma vücuttaki dokulara yeterli oksijen gitmemesi sonucu
dokularda bozulma meydana gelmesidir.

Boğulma nedenleri nelerdir?
 Bayılma ve bilinç kaybı sonucu dilin geriye kayması
 Nefes borusuna sıvı dolması
 Nefes borusuna yabancı cisim kaçması
 Asılma
 Akciğerlerin zedelenmesi
 Gazla zehirlenme
 Suda boğulma

Suda Boğulmalar
 Suda boğulmalarda, boğulma sırasında nefes borusu girişinin
kasılmasına bağlı olarak çok az miktarda su akciğerlere girer.
Suda boğulmalarda özellikle soğuk havalarda 20-30 dakika
geçse bile yapay solunum ve kalp masajına başlanmalıdır.
 Suda boğulmalarda, ağızdan ağza ya da ağızdan buruna
solunumun suda yaptırılması mümkündür ve bu tür uygulamaya
su içersinde iken başlanmalıdır. Bu uygulama derin sularda
mümkün olmayabilir, bu nedenle hasta/yaralının hızla sığ suya
doğru çekilmesi gerekir.
 Suya atlama sonucu, boğulma riskinin yanı sıra genel vücut
travması ya da omurga kırıkları da akla gelmelidir. Bu nedenle
suda, başın çok fazla arkaya itilmemesi gereklidir.

Boğulmalarda genel belirtiler nelerdir?
 Nefes lamada güçlük
 Gürültülü, hızlı ve derin solunum
 Ağızda balgam toplanması ve köpüklenme
 Yüzde, dudaklarda ve tırnaklarda morarma
 Genel sıkıntı hali, cevaplarda isabetsizlik ve kararsızlık
 Bayılma

Boğulmalarda genel ilkyardım işlemleri ne olmalıdır?
 Boğulma nedeni ortadan kaldırılır,
 Bilinç kontrolü yapılır,
 Hastanın yaşamasal bulguları değerlendirilir (ABC),
 Temel yaşam desteği sağlanır,
 Derhal tıbbi yardım istenir (112),
 Yaşam bulguları izlenir.

HASTA/YARALI TAŞIMA TEKNİKLERİ